Performansın Kalıtımı

Genetik ıslah yöntemleri bölümü

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

Mesajgönderen postacı » 15 Eyl 2006 17:54

Merhaba arkadaşlar belçikadaki ünlü maraton kümeslerinden olan Gyselbrechtlerin kümeslerini ve üretim yöntemlerini anlatan bir cd izlemiştim. En büyük abileri Carlo Gyselbrecht (ünlü veteriner) damızlık kuşların bakımıyla bizzat ilgileniyor. Bizzat kuşların bakımı yemlenmesi tetkikler hatta eşleştirme ve soy takibini kendi yapıyor. Üretim sistemi ise şu şekilde çok başarılı olmuş 3 adet damızlık erkek yaklaşık 12 adet yuvalığın olduğu bir kümeste tutluyor. Başka bir bölümde ise yan yana 2 adet telden kümes yapılmış bu iki kümeste sırt sırta bakan ancak arkaları kapatılmamış 9 adet yuvalık mevcut. Bir tarafta 9 adet erkek duruyor diğer tarafta ise 9 adet dişi. Erkek kendi yuvasında öterken yan kümeste kendi yuvasına bitişik yuvada dişisi ona kur yapıyor ancak arada tel örgü olduğu için dişiyle eşleşemiyor. Bu 9 adet dişi her gün diğer bölümlerdeki erkeklerin yanına üçer adet götürülüp yuvalara kapatılarak eşleştiriliyor daha sonra kendi erkeğini gördüğü kümeslere getiriliyor. Yaklaşık 15 gün içersinde bütün dişiler kendi yuvalarına yumurtluyor döller 3 adet damızlık erkekten ancak yan bölümdeki erkelerle arlarındaki tel kaldırılıyor ve yan bölümdeki erkekler çifleşmeden bu dişilerle yumurtalar kendilerinin diye yatmaya başlıyor. Sistem son derece basit 9 adet bakıcı erkek sadece yavru bakması için motive ediliyor ve 3 adet gerçek damızlık erkeğin farklı 3 dişi ile 1 ağızda yavruları alınıyor. Bana göre süper bir sistem zira aynı anda yavrusunu istediğiniz erkeğin farklı dişilerle yavrusunu alıyorsunuz.

Ünlü şampiyonlardan Silver Toye ise şu yöntemi uyguluyor. 20 adet damızılık erkek bir önceki sene 1 yaş gurubunda başarılı olmuş 20 adet dişiyle eşleştirliyor. Aynı anda başka kümeslerdeki 1 yaş gurubu kuşlarda eşe atılıyor. (bakıcı olması için) Damızlık erkeklerin bütün yumurtaları bu 1 yaş gurubu bakıcı kuşlara sürülüyor. Erkeler dişilerden ayırıp 1 hafta eşsiz tutuluyor ve daha sonra damızlık dişilere vuruluyor. Aynı yöntem bu dönemde de uygulanıyor ve yumurtalar bakıcılara sürülüyor ve damızlık erkekler dişilerden ayrılıyor. 1 hafta dinlendirlip başka bir damızlık dişi gurubuna vuruluyor. Bu sefer yumurtlayan dişiler ayrılmayıp damızlık erkeklerle birlikte yavrularına bakıyor. Bu sistemin amacı kısa bir sürede 3 farklı dişiyle damızlık erkeklerin yavrularını almak ve test etmek. Bütün sezonu aynı eşiyle geçiren bir kuşun damızlık performasını çözmek takdir edersiniz ki çok zordur. Bu sistemleri uygulamak için çok fazla kümes ve kuşa ihtiyaç olduğunu söylememe gerek yoktur. Ancak bunları şunun için yazıyorum mesela elinizde çok değerli 1-2 tane erkek var bir sezonda farklı dişilerle bu erkelerin bir sürü yavrusunu alıp test edebilirsiniz. Dünyada bu sisteme BOĞA sistemi deniliyor. Hatta küçük çaplı uygulamalar için hazırlanmış kafesler bile mevcut. 3 bölümlük bu kafeslerde ortada erkek duruyor her iki yan bölmede ise 1 adet dişi mevcut. Erkek bir gün bir dişiyle diğer gün öbür dişiyle görüştürülüp eşleşmesi sağlanıyor. Kısa bir süre sonra aynı anda her iki dişide yumurtluyor ve yumurtalar alınıp bakıcı kuşlara sürülüyor. Daha sonra erkek kısa bir süre dinlendirilip başka dişilerle aynı işleme devam ediliyor. Yani işin özeti bana göre en iyi neticeye gitme yöntemi erkekten geçer. 1 erkek 10 dişi demek 10 çift kuş demektir. 10 x 2:20 adet aynı erkekten farklı dişilerle yavru demektir. Ben şahsen büyük para vereceksem damızlık erkeğe veririm. Sakın dişileri önemsemediğim düşünülmesin. Mutlaka dişininde çok kaliteli olması önemlidir ancak üretimde dişi erkek kadar pratiklik yaratmadığı için erkek kuşu önemsiyorum.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen ferahzade » 15 Eyl 2006 20:23

Rahmi abi, bu özel kafeslerin fotoğraflarını buraya yapıştırman mümkün müdür? O zaman anlattığın bu yöntem daha iyi anlaşılacaktır.

Damızlık konusunda şunu ifade etmek istiyorum. İnsanlardaki gibi güvercinlerin kromozomlarının yarısı dişinden yarısı erkekten geliyorsa bence iki cinsiyette soy açısından aynı değerdedir. Ancak bazı üreticiler duygusal nedenlerle birini tercih edebilir. Bu tercihten sonuç da alabilirler.
Resim
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

Mesajgönderen mehmet ali eroğlu » 15 Eyl 2006 21:30

Selamünaleyküm,
Değerli arkadaşlar Genetik konusundaki yazılarınızı merakla okuyorum. Bütün ırklardan kaliteli yavru alma çalışmaları yapılıyor. Fakat dönek yetiştiriciliğinin bunların en zoru olduğunu düşünüyorum. Genetik ile ilgili bilimsel çalışmaları Türker Savaş hocamız gibi büyüklerimizden öğreniyoruz. Ancak dönek yetiştiricilerinin hepsi gözlem ve tecrübeleri ölçüsünde açıklamalar yapıyor. Damızlıkçılık konusu çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Bence kuşçuluğu öğrendikçe öğrenilen her yenilik insana daha yolun başında olduğu hissine kapılmasını sağlıyor. Damızlıkçılığı cazip kılan da işin bu yönü. Hepimiz biliyoruz ki her iyi kuş kendisi gibi yavru verse kuşçulukta bu kadar heyecanlı ve zevkli olmazdı. Bu yüzden hepimiz bir takım araştırmalar ve sisitemler deniyoruz. Fakat şunu kabul etmek gerekir ki aynı futbol ve diğer spor branşlarında olduğu gibi, siz en iyi sistemi uygulasanız bile asıl önemli olan oyunculardır yani kuşlar. Bazı yetiştirici arkadaşlar tüm iyi niyetleri ile kendilerinin daha önce denedikleri ve olumlu sonuç aldıkları araştırmalarını bu sitede bizlerle paylaşmak istiyorlar. Yani yaptıkları ve başarılı oldukları sistemin sırlarını veriyorlar. Bu takdir edilmesi gereken bir durum. Bir çoğumuzun bildiği ve yaşadığı gibi bazı kuşçular çok iyi performans aldıkları eşlemelerin sırlarını başkaları ile paylaşmazlar. Ancak bu sisitem araştırmalarının baş aktörleri olan farklı kuşların (aynı sisitem ama farklı kuşlarla) aynı sonuçları vermesini bekleyemeyiz. 5-6 yıl gibi uzun bir süreyi heba etmek çok büyük hayal kırıklıklarını yol açabilir. Atilla abinin uyguladığı sistem dişi üzerine kurulu. Ve aynı kandan olmayan 3 erkeğin eşlemeleriyle başlıyor. Yani baştan bir çaprazlama sözkonusu. Ve yıllar ilerledikçe dişinin kanına doğru yaklaşılıyor. Bu yüzden bu sistemde sakat ve uçma problemlemi olan yavrular almak söz konusu olmayacaktır. Anladığım kadarıyla 6 senenin sonunda sistemin geçerliliği bitiyor ve aynı sistemi başka bir dişi ile yeniden başlamak gerekiyor. Elbette 5-6 sene aynı kuşlarla uğraşan bir kuşçu yeni yeme düşen bir yavrunun tüy rengi ve iskelet yapısını göz önüne alarak havada ne gibi performans sergileyebileceğini %80 tahmin edebilir. Hatta daha da ileri gidersek hangi 2 kuşun eşlemelerinden ne tür yavrular alınabileceğini bile büyük oranda kestirebiliriz. Diyelim ki çok kaliteli bir dişi ile yola çıktık. Ve ilk sene eş yaptığımız erkeklerden (erkekler ne kadar kaliteli olursa olsun) aldığımız yavrular fiyasko yani hatalı. Gene de bu sisteme devam edersek (ki ben kesinlikle uğraşmam) ilerdeki senelerde yarularda bir düzelme ve performans güzelliği gözlemlense bilie o hatalı kuşlar günün birinde bize yavru olarak kesinlikle geri dönecektir diye düşünüyorum. Burada amaç dişinin kanını sıfırlamak. Ama eş yapılan erkeklerin de dişi ile uyum sağlaması gerekir. Aynı kandan bir erkekle sisteme başlarsak bu kez de bazı arkadaşların ve benim de başıma gelen sakat ve uçma problemi olan yavrular almak kaçınılmaz olacaktır. Elimizde var olan yada ustalarımızdan edinebileceğimiz kaliteli bir döneğe ırk olarak benzer özellikler taşıyan gene kaliteli bir kuşla eş yapabilirsek, işte en büyük sorun da bu. Yani kuş uydurma meselesi. İlk sene aldığımız yavrular olumlu sonuç verirse gerisi kendiliğinden gelecektir. Sizlerde farkına varmışsınızdır. İseler, olasılıklar fazla. Bu yüzden bu çok bilinmeyenli denklemi hepimiz bir kenarından başlayıp çözmeye çalışıyoruz. Önemli olan daha önceki bir kaç yazımda belirttiğim gibi bizler ilk önce neyi nasıl yapmamız gerektiğini iyi bilmeliyiz. Kendini iyi yetiştiren bir kuşçunun günümüz şartlarında başarılı olması kaçınılmaz bir son olacaktır. Çünkü ulaşım, telefon ve internet gibi teknolojik araçlarla Almanyadaki bir kuşçunun araştırmalarından haberdar olabiliyoruz. Bunun yanında 300-500 km.uzaktaki bir arkadaşı günübirlik ziyaret ederek kendi eksiklerimiz yada gittiğimiz yerdeki eksiklikleri yardımlaşma yoluyla en aza indirebiliriz.
Yalnız lütfen gerek ziyaret ve sohbet ortamlarında gerekse araştırma ve denemelerimizi paylaşırken birbirimize kırıcı olmaktan kaçınalım. Bu camiade hepimizin birbirimize ihtiyacı var. En iyi dileklerimle sevgi ve saygılar..
İlerlediğiniz yolda hiçbir zorlukla karşılaşmıyorsanız bilin ki o yol sizi asla doğruya ulaştırmaz...

www.saraykoy.guvercinevi.com
Kullanıcı avatarı
mehmet ali eroğlu
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 61
Kayıt: 06 Eyl 2006 11:00
Konum: Sarayköy / Denizli

Mesajgönderen BERGAMALI » 16 Eyl 2006 0:00

MERHABA
Rahmi beyin bahsetigi belcikali veterinerin yazilari benim takip ettigim sistem hata daha önceki yazimdaki bahsetigim bir erkek üc disiden ayni zamanda yavrular aldim yine bu üstadin yazilarindan ve sisteminden esinlenerek yaptigim uygulamadir. Posta kuslarinin dayanikli olabilmesi icin caprazlama sistemi kulanimi normaldir bunu diger bütün irklarda da görüyoruz ama dönekte bunu yapmak imkansiza yakin cünkü ucmasinin yaninda dönmesi ve bir cok özeligide beraberinde tasimasi gerekir. Benim disi kusu damizlik secme nedenim viyanadaki genetik arastirmacinin erkek kuslarin yavrular üstündeki kalitim sonuclarina baglidir. Size bu konuda bir olayida anlatayim bir gün yeni bir dönek yetistiren bir kuscu ziyaretime geldi kuslari seyretikten sonra ben begenmedim göbekleri büyük gibi laflar etti ne kadar anlatmaya calistimsa bir kere duymus birseyler kafasinda yaratigina uymuyor diye anlamadi. Sonraki zamanda bu gibi kisilerin cikabileceginden ayni kuslarin göbeklerini ufaltmak icin yukaridaki arastirmacinin notlarini kulanarak degisik yapida bir erkegi bu kuslara esledim ve sonuc mükemel oldu bu tip dönüsü sevenler icin. Bu deneyle de dönekler üstünde erkegin kalitimi hakinda yeni bir fikir edindim sonraki renk üstündeki kalitim calismalarimda aldigim sonuclar ayniydi. M.Ali kardesim benim yazimda 3 ayri erkek yazmamdaki neden isi sansa birakmamakti ilk cikan yavrular birinden birine uyar ilk senede ucurup gösterecek kus alabilmek amaciyladi. Bu 6 seneden sonra yeni bir disiye gerek yok egerki sistemden mutluysaniz ilk sene aldiginiz yüzde eli yavrusuna geri dönersiniz önemli olan elindeki kana hakim olmak degilmi?
Yazdigi yazidan sonra telefonla görüstügüm Mehmet Ali beyden de ögrenecegimiz cok sey oldugunu anladim kendisi bu konu üstüne cok degerli bilgileri olan bir büyügümüz umarım ileride yeni metodlardan da bahseder öğrenmenin yaşı yoktur selamlar.
BERGAMALI
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 290
Kayıt: 30 Oca 2006 11:25
Konum: Almanya

Mesajgönderen Engin Salim GURKAN » 17 Eyl 2006 15:05

S.A.

Tum arkadaslara deneyimlerini acikca yazdiklari icin tesekkur ediyorum, ozellikle Atilla kardesimizin soyledigi gibi performans yapan kuslarda donek, takla vs gercekten basarili uretim yapabilmek cokzor buyuzden yetistiricinin kendi elindeki damizligin genetik yapisinin yaninda oyun yapisininda tasinmasinda baskin bir yapiya sahip olmasi lazim yoksa butun sistemler suyadusebilir, bu yuzden ureticinin kendi kuslarina uyan sistemi secmesi en uygunudur, buda kuslarini tanimakla olur.mesela benim enguzel performans yapan yavrularim sozlerle anlatamiyacagim eslestirmeler sonucu cikar hatta Atillanin daha onceden kestirebilmesi gibi bu yavrularimin neler yapabilecegini daha ilk gunlerinde okuyabilirim ama dedigim gibi kumese girip eslestirecegim kuslari secer eslestirim ve bu kuslar daha once bahsettigim uretimin sonucu olan damizlik icin uretilmis kuslarimdir bunu takla ve trabzonlarim icin soyluyorum ve yine soyluyorum kesinlikle sozlerle anlatamiyacagim bir sey cunki birsekilde artik herhalde bilinc altinda yatan bir tecrube olayimi desem hissettigim kuslari ciftlestirir ve istedigim oyunu neredeyse % 80 in uzerinde yakalarim tabi bunu kendi kuslarimda yaptigim surece baskalarininkinde ne olur bilemem.

Mehmet Ali Karaipek bey yazilarimi okumaya deger verdiginiz icin cok tesekkur ederim acizane bazi konularda yardimci olabiliyorsak cok mutlu oluruz, benim Atilla Kardesimin kullandigi sistemi kullandigimi ve benim kuslarimda belki cok yakin akrabalik oldugu icin randuman alamadigimi yazmistim sizde sagolun yazinizi okuyunca belirtme ihtiyaci duydum, inanin bu sistemi fiziki ve oyun ozelligi enguzel olanlarda ve su anda kullandigim sistemde cok mukemmel sonuclar vermesine ragmen yine ben bunu yakin akraba olmalarina bagliyorum Atilla kardesimin kullandigi sistemde basarili olamadim bu daha ziyade benim damizlik kuslari secimim degilde kanin halen hazirda cok bogulmus olmasina baglaya biliyorum bukadar tecrubem olmasina ragmen hatta kendi kumesimdeki hangi yavrunun neler yapabilecegini secebilmeme ragmen bu sistemde basarili olamamamin birtek sebebinin yakin akraba olmalarina bagliyorum artik nasip olurda Vatanimiza donersek ozaman yeniden birkac degisik safkan kustan edinip oradada deneriz insallah.

Herzaman soyledigim gibi onemli olan bizim kuslarimizin kapasitesine uygun sistemler bizin icin tercih olmali ve diger sistemlerede ,tecrubelerede saygi duymamiz ve butun bunlardan birseyler ogrenebilmemiz, yetistiriciligimizin gelisimi ve bilgi hazinemizin gelismesi acisindan cok onemlidir.Daha cok ogreneceklerimiz var hepberaber ogrenip deneyip bize uygun olanini sececegiz insallah.

Herkeze saygi ve sevgiler

Engin
Unutmayalim ki, bizlerin doğruları başkalarınca doğru olmayabilir zira insanlar başlarından geçen tecrübeleri doğrultusunda olayların doğruluğuna yada yanlış olduğuna karar verirler, bu yüzden başkalarının da tecrübelerine saygı duymak yapılacak en akıllıca iştir zira bu şekilde bir davranış insanın hem kendine hem başkalarına saygısını arttırır ve saygı dolu bir toplumun ise güzelliğine doyum olmaz, güzel bir toplum olma yolunda başarılar diliyorum hepinize saygı ve sevgiler.
Engin Salim GURKAN
Dinamik Üye
 
Mesajlar: 360
Kayıt: 24 Oca 2004 18:18
Konum: AUSTRALIA

PERFORMANS AYIRIMI

Mesajgönderen vetemre » 18 Eyl 2006 13:03

BENİM ŞAHSİ KANAATİM BİR VETERİNER HEKİM OLARAK ÖNCELİKLE PERFORMANSI SAYISAL OLARAK ÖLÇÜLEBİLENLER VE GÖRECELİ OLARAK DEĞİŞENLER OLARAK AYIRMALIYIZ. BURADA ANLATMAK İSTEDİĞİM GENETİK OLARAK BİR KUŞ IRKINI AĞIRLAŞTIRMAK İSTİYORSAK YAVRULARI ERİŞKİN HALDE TARTARIZ. MESELA KUŞUN ÇOK HIZLI UÇMASINI İSTİYORSAK BİR MESAFEDEN BİRKAÇ DEFA SALAR ORTALAMAYI ALIRIZ. TAKLA GENETİĞİ KONUSUNDA DÜN PEGASUS ARKADAŞIMLA YÜZYÜZE GÖRÜŞTÜM VE SIKINTISINI ANLADIM. EFENDİM TAKLA PERFORMANSINI HAYVANIN YAŞI, YAVRU BESLEME DURUMU, HAVA DURUMU, ERKEK DİŞİ OLUŞU, TAKLA ATARKEN VÜCUT ŞEKLİ, YERE - DAMA GELMESİ GİBİ ETMENLER EŞİTKEN Mİ ÖLÇÜYORSUNUZ BUNU MERAK ETTİM. BUNU NİYE Mİ SORUYORUM AYNI KUŞ YERDE GÜZEL OYNAR DAMA GEÇİNCE ŞAŞIRIR BU O KUŞ İÇİN BİR AYRITTIR. BİZ ARADA BU KADAR FARK VARKEN BU PERFORMANS ÖZELLİĞİNİ NASIL ÖLÇÜP KARŞILAŞTIRACAĞIZ BEN BUNU ÇÖZELİM DERİM ÖNCE. DAHA SONRA GENETİĞİN ÜZERİNE TARTIŞIRIZ.
Kullanıcı avatarı
vetemre
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 67
Kayıt: 14 Eyl 2006 15:42
Konum: BURSA

Mesajgönderen Türker Savaş » 21 Eyl 2006 18:55

Engin Salim GURKAN yazdı:postadada denedim yine 3 uncu geri getiriste yavrularin hepsi 100 km den kayboldu ki bu kanlar maraton ucuslariyla bilinir.


Merhaba,

Engin Salim Beyin akrabalı yetiştirmeyle olumsuz anlamda ancak tam ders çıkarılacak bir tecrübesi olmuş. Bunların başarılı olmaması gayet normal. Uzun uçacak bir kuşun öncelikle çok dayanıklı olması gerekiyor. Akrabalı yetiştirme kuşların duyarlılıklarını artırır. Daha önce de yazmıştım. Hanım evladı olurlar. Dolayısyla posta güvercinlerinde bu sistemin tutmaması beklenir. Bu kuşlar uçurulmaz, ancak bunlar yine aynı sistemle akrabalı yetiştirilmiş başka kandan kuşlarla eşleştirilerek bunlardan elde edilen yavrular uçurulur. Hat yetiştirme sonucu oluşturulan ayrı ayrı "aileler" birbirlerine vurulduklarında yavrularda bir nevi melez üstünlüğü görülür.
Atilla Bey dönek için hat yetiştirmeyi tavsiye ediyor. Başarılı da olmuş. Demek ki dönme performansı için uygun bir yöntem. Çok sistemli yapmak gerektiğini ifade ediyor. Bu ifadelerden şunu çıkarıyorum, öyle sağdan soldan bak bu kuşlar iyidir, damızlık olur deyip sisteme kan katmamak gerekiyor. Bunlar ayrı bir kan olarak yürütülebilir. Atilla Bey, bu sistemden elde ettiğiniz kuşları çok farklı ama iyi kuşlarla denediniz mi hç ?

Sevgi ve selamlarımla...

Türker
Resim
Türker Savaş
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 58
Kayıt: 03 Kas 2003 20:32
Konum: Çanakkale
Irklar: Dönek
Doğum Tarihi: 28 Kas 1965

Mesajgönderen Türker Savaş » 21 Eyl 2006 19:00

Merhaba,

Ne kadar çok şey kaçırmışım. Benim yazdıklarım zaten yazılmış. Özellikle Rahmi Bey sizden çok özür dilerim. Ukalalık yapmış gibi oldum :oops: . Aradakileri okuya okuya geldim. Tek tek birşeyler yazayım dedim ama bir de baktım ki zaten yazdıklarımın birçoğu daha önce yazılmış.

Saygı ve sevgilerimle...

Türker
En son Türker Savaş tarafından 21 Eyl 2006 19:07 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Resim
Türker Savaş
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 58
Kayıt: 03 Kas 2003 20:32
Konum: Çanakkale
Irklar: Dönek
Doğum Tarihi: 28 Kas 1965

Mesajgönderen Türker Savaş » 21 Eyl 2006 19:06

Merhaba,

Yalnız şu sakat yavru konusunu tekrar ele almakta yarar var. Akrabalı yetiştirmenin olumsuz etkileri içerisinde sakatlıklar yoktur. Eğer bir "hatta" (ailede) genetik kaynaklı bir bozukluk olup olmadığı bilinmiyorsa akrabalı yetiştirme sonucunda yavrularda sakatlık olma ihtimali akrabalı olmayan yetiştirmeyle aynı düzeydedir. Ancak ailede sakat bireyler daha önce görüldüyse sakat yavru olasılığı akrabalı yetiştirmeyle artar. Ancak akrabalı yetiştirme bu şekildeki anormalliklerin hattan temizlenmesi yönünde de kullanılabilir. Sakat yavru gelen eşler kümesten ayıklanır.

Saygı ve sevgilerimle...

Türker
Resim
Türker Savaş
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 58
Kayıt: 03 Kas 2003 20:32
Konum: Çanakkale
Irklar: Dönek
Doğum Tarihi: 28 Kas 1965

Mesajgönderen Türker Savaş » 21 Eyl 2006 19:23

vetemre yazdı:TAKLA PERFORMANSINI HAYVANIN YAŞI, YAVRU BESLEME DURUMU, HAVA DURUMU, ERKEK DİŞİ OLUŞU, TAKLA ATARKEN VÜCUT ŞEKLİ, YERE - DAMA GELMESİ GİBİ ETMENLER EŞİTKEN Mİ ÖLÇÜYORSUNUZ BUNU MERAK ETTİM... BİZ ARADA BU KADAR FARK VARKEN BU PERFORMANS ÖZELLİĞİNİ NASIL ÖLÇÜP KARŞILAŞTIRACAĞIZ BEN BUNU ÇÖZELİM DERİM ÖNCE. DAHA SONRA GENETİĞİN ÜZERİNE TARTIŞIRIZ.


Merhaba,

Genetik ıslahın sorunlarından biri de ıslaha konu olabilecek ve nesnel olarak ölçülebilecek özelliklerin belirlenmesidir. Hayvan davranışlarını ölçebiliyoruz. Söz konusu performansları da ölçmek o kadar zor olmasa gerek. Ancak sorun kuşçular olarak performansı karmaşıklaştırmamızdır. Bir türlü sistemli bir tanımlama yapamıyoruz. Aslında sorunun takla, dönek vb. ırklarda performansı tanımlayamamamıza dayandığını görüyoruz. Yani hayvanın canlı ağırlığını nasıl ki tanımlayabiliyoruz, ağırlık tanımından sonra ölçme araçları geliştirilmişse bunların da öyle tanımlanması gerekiyor. Ondan sonrası biraz daha basitleşiyor. Haydi ilgili performansları tanımlayalım !

Saygı ve selamlarımla...

Türker
Resim
Türker Savaş
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 58
Kayıt: 03 Kas 2003 20:32
Konum: Çanakkale
Irklar: Dönek
Doğum Tarihi: 28 Kas 1965

Mesajgönderen BERGAMALI » 21 Eyl 2006 22:14

MERHABA
Türker hocam ben bu sistem üzerinde devamli denemeler yapiyorum.
Simdiye kadar araya koydugum kuslarida ince eleyip sik dokudum stil özelikleri ayni olan kuslardan secmeme rahmen ilk eslemeden cikan yavrularda yüksek randiman alamadim ama bu yavrulari yeniden kendi kuslarima döndügümde cikan yavrular sira üstü kuslar oldular.
Size bir örnek vereyim bu sistemde cikardigim bir kandan olan yavrulardan birini 2saat icinde 21 kez ucurduk ve 18 kez standart üstü ayni sikiliklta daire seyretik amacimiz permonfansini ve dayanikliligini ölcmekti o günden sonra bu kusa arkadaslar deli yürek ismini taktilar.
Avrupada özelikle postacilar arasinda yayilan belirli yastan sonra kalitimin bittigi izlemlerine dayanarak bu kusu anne bir baba üvey yasi ilerlemis kardesi ile esledik cikan yavrular ilk aylarindan itibaren ucma dayaniklilik stil olarak digerlerinden ayrilmaya basladilar.
Diger kardeslerinide normal yanilma bulma sistemi ile esledik cikan yavrularda degisik karakterler ve ucma stileri oldu.
Gecen sene selanikten aldigimiz tepe piriltisina dönen kuslari bu benim sisteme koyduk.basari derecesi orta gelecek sene bu caprazlari yeni aldigim sikipta dönen kuslara girip sizin deyiminizle islah etikten sonra ana kana geri dönecegiz.
Sanirim kusculugun en zevkli kismida bu en azindan benim acimdan kuslarda dönmeyi yakaladiktan sonra bilinmeyeni aramak bir sanatci gibi milim milim sanat eserini ortaya cikarmak sanirim.
BERGAMALI
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 290
Kayıt: 30 Oca 2006 11:25
Konum: Almanya

Mesajgönderen malinois » 22 Eyl 2006 1:19

Kanımca başarının birinci şartı,damızlıkların bilinen üstün soydan gelen kuşlardan seçilip,bilimsel esaslara göre eşleştirilmesidir.Eğer bir kimse yeterli bilgi ve tecrübeye sahipse,ıslah metodlarını uygulayabilirse,ayrıca üstün genetik özellikleri taşıyan üretim stokuna ( Erkek.Dişi) bizzat sahipse konuyu büyük ölçüde haletmiş sayılabilir.
Aile içi yetiştirme metodu üstün kabiliyetli ve değerli bireylerin elde edilmesine imkan verdiği gibi,yeni ırkların kazanılmasınada ortam hazırlar.
Avrupada federasyonları tarafından tanınan,yarıştırılmalarına izin verilen tüm ırk ların performans standartları belirtilmiştir.Yetiştiriciler bu doğrultuda damızlıklarını temin ederler. Islah metotodlarını uygulayan,üretimin sonuçunu tesadüflere bırakmayan,bilerek üreten,aynı kanın takibini yapmayı başaran,iyi kuşlar yetiştiren yetiştiriciler kendilerine ait kanla başarıyı yakalayıp,çok uzun yıllar boyunca başarılarını devam ettirip,uluslararası alandada tanınırlar.
Ümit bey kusura bakmayın sorunuzunu cevaplamakta geciktim..
%50 anne ve babalarının kanlarını taşıyan 11 ve 6 numaralı kuşların en iyi erkeklerini anneleri ve en beğendiğiniz dişileri babalarıyla çaprazlayarak eşleyebilir,metoda uymak şartıyla üretime devam edebilirsiniz.Ben bu yöntemle 11 yıldır aynı kanla çalışıyorum ve hiç bir problem yaşamadım. Kuşlarımın performanslarının zirvesinde olduğunu söyleyebilirim.Bu yöntemi uygularken kostüm/tüy yapısı konularını dikkate almadım.
Saygılarımla
Mehmet Ali Karaipek
malinois
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 20
Kayıt: 05 Mar 2005 15:51
Konum: almanya

Mesajgönderen Türker Savaş » 22 Eyl 2006 10:21

Atilla Bey teşekkür ederim.

Türker
Resim
Türker Savaş
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 58
Kayıt: 03 Kas 2003 20:32
Konum: Çanakkale
Irklar: Dönek
Doğum Tarihi: 28 Kas 1965

Mesajgönderen postacı » 22 Eyl 2006 11:17

Merhaba,

Ne kadar çok şey kaçırmışım. Benim yazdıklarım zaten yazılmış. Özellikle Rahmi Bey sizden çok özür dilerim. Ukalalık yapmış gibi oldum. Aradakileri okuya okuya geldim. Tek tek birşeyler yazayım dedim ama bir de baktım ki zaten yazdıklarımın birçoğu daha önce yazılmış.

Saygı ve sevgilerimle...


Selamlar Türker bey sizin gibi konunun uzmanı ve deneyimli hocamızın yanında aslında ben nacizane görüş belirttiğim için sizden özür dilerim. Bundan bir süre önce pigeon paradise (www.pipa.be) web sitesinin forum sayfasında açılan bir konuyu aktarmak istiyorum. Amerikalı bir posta güvercini yetiştiricisi olan Dr.Larry Lucas tarafından açılan konuda soru şu;
Uyguladığınız hangi tarz üretim yönteminden kendi kümesinizde en başarılı sonuçları elde ettiniz. Katılan konukların büyük bir çoğunluğu 3/4 sisteminde karar kılıyor. Kısacası bu sistemi açıklamak gerekirse ;
Farklı iki yakın akraba eşleştirmelerinde gelen (inbreed) kuş eşleştiriliyor.
Örnek : Erkek Janssen soyu (inbreed üretim) genetik sembol A
Dişi Van lonn soyu (inbreed üretim) genetik sembol B
Bu iki farklı soydan gelen ancak her ikiside aile içi yakın akaraba eşleştirmeleri sonucu elde edilmiş kuşlar eşleştiriliyor. Çıkan yavrular haliyle % 50 A + % 50 B oluyor. Kısacası anne ve babanın % 50 oranında kalıtım özelliklerini taşıyor. Bu yavruların tamamı yarıştırılıp seleksiyona tabi tutuluyor ve içlerinde en başarılı olanlar tekrar ana soya vurularak % 75 ana soyun kalıtım özelliklerini taşıyan yavrular alınıyor. İşte bu yavrular yarışlarda test ediliyor ve hem damızlık hemde yarışçı olarak en üst düzey ve başarılı yavrular oluyor. Bu yöntemi birçok kümes denemiş ve başarılı olmuş. Bildiğiniz gibi en mükemmel kuş hem damızlık hemde yarışçı olarak başarılı olan kuştur. Zira posta güvercini sporunda son derece başarılı yarışçılar son derece başarısız damızlık olabileceği yaşanılan birçok örnekte mevcuttur. Bu nedenle herkezin istediği kuş hem damızlık hemde yarışçı olarak başarılı olabilecek olan kuştur. Verdiğim bu örneğin posta güvercini dışındaki ırklarda nasıl bir sonuç verebileceğini doğrusunu söylemek gerekirse bilmiyorum. Ancak Atilla beyin verdiği örnek bana bu metodun en azından dönek kuşlarında tutabileceğini düşündürüyor.
Atiilla bey demişki;

[/quote]Türker hocam ben bu sistem üzerinde devamli denemeler yapiyorum. Simdiye kadar araya koydugum kuslarida ince eleyip sik dokudum stil özelikleri ayni olan kuslardan secmeme rahmen ilk eslemeden cikan yavrularda yüksek randiman alamadim ama bu yavrulari yeniden kendi kuslarima döndügümde cikan yavrular sira üstü kuslar oldular.
[quote]

Bu örnekten çıkardığım sonuç yakın akraba eşleşmesi üzerine kurulu ana soydan bir kuş yine benzer özellikler taşıyan kuşa vuruluyor. Çıkan yavru istenilen özelliği vermiyor. Bunu şu şekilde açıklayabilirmiyiz.
Ana soy genetik sembol BERGAMALI olsun diğer soy ise X
Bergamalı + X :% 50 Bergamalı + % 50 X Bu yavru tekrar ana soya vur
çıkan yavru % 75 Bergamalı + % 25 X çıkan yavru başka bir deyişle 4/3 oranında ana soyun genetik özelliklerine sahip ve başarılı.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen BERGAMALI » 22 Eyl 2006 22:05

MERHABA
Rahmi bey bu sistemi zaten postacilardan döneklere biraz gelistirlmis sekilde yapmaya calisiyorum ama buna benzer calismalari yapan ve elerinde hic bir sema olmayan kisileride taniyorum sizlere bu konudada bir kac cümle yazayim.
Bergamadaki eski ustalarimizdan ögrendigimiz metodlarla benim kardesim kirmizi kanat misirilar cikardi geriye dönme sistemini kualanip en nitelikli yavrulari sisteme koyarak bildigimiz kadari ile türkiyede bu koyulukta kirmizi kanat ve beyaz kuyruklu misiri yok.
Benim ustam BERBER YILMAZ 1968senesinden beri ayni kuslarla sistemli olarak calisarak efsane kuslar cikardi defalarca kümesindeki kuslari satmasina,calinmasina karsi tek bir kusla yine yerini korudu.
Son calinma olayindan sonra ben 2005te ondan aldigim kuslarin yavrularindan 9 tane getirdim 1 tanesi baska irkla kirma idi hemen tanidi istemedi digerleri icin ilk sorusu hangi yavru kacinci geri dönüsten cikma yazalim not alayim oldu aslinda benim merak ettigim hangi yavruyu hangisi ile es edecegiydi ama o kanin safolanini secmeye calisti ve bu gün o kuslardan cikardigi yavrular süper dönek diye konusulmaya baslandi.
Yukaridaki örnektende görüldügü gibi bu sistemleri bazi yetistiriciler zamanla bulmuslar sanirim damizlik secilen kusun kalitesine görede aralarindaki farklar olusmus kimisi zamanla unutulmus kimiside efsane olmus.
BERGAMALI
Üyeliği Durdurulmuştur
 
Mesajlar: 290
Kayıt: 30 Oca 2006 11:25
Konum: Almanya

ÖncekiSonraki

Dön Genetik

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir