atmaca

Yırtıcılar, hırsızlık, şikayetler ve benzeri sorunlar

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

atmaca

Mesajgönderen tuncay bayezit » 16 Mar 2004 23:01

arkadaşlar,kuşlarıma atmacalar dadandı ne yapacagım.İmdaaat
tuncay bayezit
Gözlemci Üye
 
Mesajlar: 7
Kayıt: 11 Kas 2003 21:19
Konum: istanbul

Mesajgönderen tugrax » 17 Mar 2004 1:53

şahin olsaydı işin biraz kolaydı çünkü şahin daha çekingen bir mahluk ve şehir ortamında yani kalabalık yerlerde fazla isabetli olamıyor ve çabuk ürküyor.

Atmaca ise daha küçük çevik ve arsız banada aynı olay olmuştu hatta çatımın köşesine (şehrin göbeğinde) konma cesaretini bile göstermişti.
Üncelikle kuşlarını bir haftaya yakın uçurma daha sonra kümeste ıskarta kuş mevcut ise onları deneme olarak uçur. Ben kuşlarımın arasına 4 adet ucuz arap aldım bunlarla beraber attığımda atmaca tepede olmasına rağmen hiç saldırmadı belkide kargaya benzediklerinden ama komşumun arabınıda götürmüş kesin olmamakla birlikte ben faydasını gördüm

Ayrıca dalışa geçtiğinde keskin ıslık çal ya da herhangi bir düdük yardımıyla gürültü yap dalışı bırakmasa bile ilk dalıştan sonra ürküp grubun diğer üyelerini takip etmiyor.

Her şeyden öte seferli (fişekli) taklacı kuşun mevcut ise fişek esnasın da kurtulma imkanı oldukça düşük.Bu kuşu uçurma.

Allah yardımcın olsun
tugrax
tugrax
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 53
Kayıt: 14 Ara 2003 2:57
Konum: Kütahya

Mesajgönderen ferahzade » 17 Mar 2004 1:57

Tuncay kardeşim,

Kuşlarını bir süre uçurmazsan iyi olur. Buna rağmen atmacaya verdiğin kuşlar için üzülme demek ki kaptırdığın kuşlar onların rızkıymış. Ayrıca atmacaya kuş kaptırmakta çok kötü bir durum değildir. Yılda bir iki tane vereceksin ki kuş beslemenin tadı çıksın.
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

Mesajgönderen CEMAL ARIKAN » 17 Mar 2004 10:46

TAVSİYEM TÜFEK ALMAN VE İLK ETAPTA CANINA OKUMAN,ÜÜNKÜ YUVASI SİZE YAKIN BİR YERDE İSE ASLA KURTULAMAZSIN.BENİMDE BAşIMA ÜOK GELDİ VE HÜLÜ GELMEKTE VE SALDIRIDAN GÜVERCİNLERİ NASIL KURTARIRIZ DİYE DÜşÜNMEKTEYİM.âdi GÜVERCİN ALSANDA O
GELİP YİNEDE EN İYİ GÜVERCİNİNİ ALIP GÜTÜRÜYOR......
Kullanıcı avatarı
CEMAL ARIKAN
Mega Üye
 
Mesajlar: 714
Kayıt: 10 Kas 2003 15:19
Konum: TRABZON
Irklar: Takla
Doğum Tarihi: 29 Ağu 1970

atmaca hakkındadır

Mesajgönderen ferahzade » 17 Mar 2004 14:36

Cemal arkadaşımın tavsiyesi pek insancıl değil; Atmaca avlanarak beslenir, yaptığı yanlış değil ki ona tüfekle ateş edelim. En uygunu kuşlarını bir süre uçurmamandır.
Ben karadenizliyim bizim oralarda bu yırtıcıyı beslerler, Üünkü atmacayla bıldırcın avına çıkarlar bu kuşları yakından görseydiniz; onlara olan ilginiz artardı.
Sakın tüfek kullanmak gibi bir eyleme girişme çünkü bu sorunu çözmez. Diyelim ki atmacayı vurdun peki öteki atmacaları ne yapacaksın?
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

Mesajgönderen postacı » 17 Mar 2004 15:06

Selamlar,
Atmaca,şahin vb gibi yırtıcılar kuşlarımızın doğal düşmanlarıdır.Bu yırtıcılar nesillerini devam ettirebilmek için avlanmaya ve karınlarını doyurmaya ihtiyaçları vardır.Nasılki bizler yemek yemeden duramazsak ve karnımızı doyurabilmek için beslenme zinciri içersindeki birçok canlı türünü hiç düşünmeden öldürüp yiyiyorsak,yırtıcılarında hayatta kalabilmek için YAşAMAK İÜİN ÜLDÜR savına hepimizden daha fazla sahip çıkmasından daha doğal bir şey olamaz.Bu yazdıklarım teorik olarak biz güvercin yetiştiricilerinin hoşuna gitmesede doğanın gerçeklerini değiştiremiyeceğimizi ve insanoğlu olarak bizlerin sahip olduğumuz bütün bilgi birikimi ve üstün teknolojiye karşın doğal afetler karşısındaki aczimizi unutmamak gerekir.Sizlerle yırtıcılardan korunma konusunda okuduğum bir yazıdaki öneriyi belki çare olabilir düşüncesiyle paylaşmak istiyorum.Kuşlarınızı beslediğiniz mahalde (balkon veya bahçe olabilir) yüksek direk veya ağaçların dallarına aşağı sarkacak şekilde kompak diskler asmak suretiyle etrafı bu disklerle donatın.Bu diskler rüzgarında etkisiyle dödüğü esnada etrafa güneş ışınlarını yansıttığı için yırtıcı kuşun dikkatinin dağılmasına ve korkup kaçmasına neden oluyormuş.Hemen belirteyim bu yöntemi kendim denemedim bu nedenle sonuçları hakkında herhangi bir fikrim yok.

Resim
Ayrıca resimdeki gibi t şeklindeki ağaçtan yapılmış bir düzeneğe 2 adet cd yerleştirdiğinizde bu cdler yırtıcıların dikkatini dağıtabilir.
Aşağıdaki resimlerde ise yırtıcı kuşları yakalamaya yarayan kapan sistemini gürüyorsunuz.Kümesinize dadanan yırtıcı şayet size yakın bir yerde yuvalanmışsa onu öldürmek yerine yakalayıp uzak bir yerde
serbest bırakmak suretiyle bölgesinin değişmesi sağlanabilir.Unutmamak gerekirki bu yırtıcılar sadece güvercinlerle değil fare,yılan vb gibi benzeri hayvanlarlada beslenmek suretiyle doğada dengeleri sağlamak adına çok önemli misyonlar üstlenmiştir.

Saygılar
Rahmi Bozkır


Resim
Resim
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen postacı » 17 Mar 2004 15:27

Selamlar,
Kanadada yaşıyan bir posta güvercini yetiştiricisi olan Bop Percivalin kümesinin bulunduğu bölge dağlık ve ormanlık bir bölge olduğu için etrafında çok yoğun olarak yırtıcı kuşlar bulunuyor.Bop her sene yeni uçmaya başlayan birçok yavru kuşunu gerek kümes uçumunda gerekse kuşlar kümesin tavanında dolaşırken bu yırtıcıların kuşlarını almasını seyretmekten başka bir şeçeneği yokken aşağıda resimde görülen 3 adet dış bükey ayna ve bir adet plastikten yapılmış oyuncak baykuş sayesinde bu dertten kurtulmuş.Benzer bir uygulamanın umarım bizlerede yardımı olur.


Resim

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 17 Mar 2004 15:52

Merhaba,

Karadeniz Bölgesinde ve özellikle Rize İlimizde Atmaca kültürü oldukça gelişmiş olduğundan yöre insanının Atmaca öldürülmesine karşı gösterdikleri tepki de oldukça sert olmaktadır. Onlar da tıpkı Güvercin Yetiştiricileri gibi Atmaca konusunda çok duyarlıdırlar. Sanırım bu nedenle Ferahzade arkadaşımız Atmacanın tüfekle vurulması önerisine karşı çıktı.

Ben de zamanında Atmaca ve şahine çok güvercin kaptırdım. İçim burkulurdu ve hele yakalanan güvercin yavru büyütüyor veya yumurtaya basıyorsa işin şekli daha da kötü hal alırdı. Ancak bu durum yaşamın gerçeğidir ve kabullenmek zorundayız. Ne demişler : Yaşama hakkınız mücadele gücünüz kadardır. Bu nedenle yetiştiricilikte karşılaşılan risklerden bir tanesi olan yırtıcı gerçeğini kabullenip, her ne olursa olsun elimizdeki güvercinlerle yeni yavrular üretmek için çaba göstermek gerekiyor. Tabii bu arada yapılabilecek bazı şeylerin de olduğunu düşünüyorum.

Bilindiği üzere Atmacalar çok yüksek uçuş performansları nedeniyle harcadıkları enerjiyi geri alabilmek için etle beslenirler. Ve uçuş sırasında çok az efor harcamaları kendi menfaatlerinedir. Bu nedenle bu türlü kuşlar az enerji harcamak için rüzgarın yön ve şiddetinden yararlanırlar. Atmacalar uzun mesafeli uçuşlar yapabilmek için olabildiğince yükselmek zorundadır . Az miktarda enerji sarf etmek ve kolayca yükselmek ve için rüzgarın ve hava akımlarının uygun olduğu yerleri ve zamanı tercih ederler ve bu noktalarda döne döne yükselirler . Belirli yüksekliğe ulaştıktan sonra kanat çırpmadan süzülerek, saatlerce uçabilmekte ve av aramaktadırlar. İşte bu noktada bence hava akımlarının az olduğu sabah saatleri güvercin uçurmaya en elverişli saatlerdir. Havanın ısınarak soğuk ve sıcak havanın yer değiştirmeye başladığı öğlen ve ikindi saatleri ise riskli zamanlardır. Bu arada güvercinlerinizi uçurmadan önce havada yırtıcı olup olmadığının da kontrolunda yarar vardır.

Bunun dışında Denizli’de bazı yetiştiriciler tek ve uzun ıslık çalarak güvercinlerin dört bir yana dağılması için eğitirler. şayet yırtıcı saldırısı olduğunda bu yöntemle grup halinde uçan güvercinlerini uyarmış olurlar. Normal uçuş düzeninde ve tehlike yokken kesik kesik ıslıklarla durumun normal olduğunu güvercinlere iletirler. Hatta bazıları kendi sesleriyle bile güvercinlerine komut verir haldedirler. Ayrıca kümes içinde kanatları soğuyan güvercinlerin dışarıda kanatlarını ısıtmaları için bir süre beklenerek uçurulmaları da yararlı olabilir.

Bu arada Atmacaların yuvalarının bulunduğu aynı ağaçta küçük kuşlar olsa bile kesinlikle kendi bölgesinde avlanma yapmadıklarını, en az 2 km uzaklıkta avlandıklarını ve avını kesinlikle avladığı yerde ayıklayıp, yemeğe hazır olduğunda yuvaya döndüğü biliyor muydunuz ?

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen tugrax » 18 Mar 2004 3:26

Atmaca ve şahinleri vurmak konusunda: İnsani bir bakış açısından bakılırsa vurmanın en yanlış perspektif olduğu kanısındayım.

7 yaşımdan beri avlanırım.Güvercin beslemeye ise çok yeni başladım öncelikle bu hayvanları vurmak sanıldığı kadar kolay değildir olaki böyle bir hata yapıldı bunun cezai hükmüde çok ağırdır.( hayvanı öldürmek açısından) Ayrıca çoğumuz şehir ortamında güvercin besliyoruz "meskun mahal"de silah kullanmak ayrı bir cezai yaptırım gerektirmekte.

Her nekadar kuşumu katbetmiş olsam ya da elimle tedavi edip günlerce iyileşmesini beklemiş olsamda ben fikrimin arkasındayım. Yani o atmacanın saldırdığı anı ve o hayat mücadelesini bir doğa sever gözüyle gerçekleri kabul ederek izlersen bundan keyif alınacağını düşünüyorum. Üünkü dedemin bana anlattığı ve benim hayranlıkla dinlediğim "Burada eskiden öyle bir yabani hayat vardı ki..." diye başalayıp sonu gelmeyen hikayeleri dinliyorum ve ben inanıyorum ki insanlarda ki bu doğa umursamazlığı devam ettiği sürece bizde şimdi nefretle baktımız atmaca ve diğer yabani hayvanları torunlarımıza ballandıra ballandıra anlatacağız

Bu gözle bakıldığında kıymete bineceği inancındayım.

Lütfen biraz daha hoşgörü neticede o dil bilmez bir hayvan ve tek istediği yaşamak.
tugrax
tugrax
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 53
Kayıt: 14 Ara 2003 2:57
Konum: Kütahya

Mesajgönderen Boletus » 18 Mar 2004 12:25

Selamlar,
Güvercinlerimiz ara sıra yırtıcı kuş saldırılarına maruz kaldığı hepimizce malum. Bu kuşların başında atmaca ve şahinler gelir. Yurdumuzda Accipiter sınıfında toplanan atmacaların 3 türü yaşamaktadır. Gene Buteo ve Pernis sınıfı altında toplanan şahinlerin de toplam 4 türü yaşamaktadır. En son bundan bir sene önce damarının son örneği olan bir erkek kuşumu atmacaya kaptırdım. Nasıl üzüldüğümü bilemezsiniz. Ancak sırf güvercinlerimize saldırıyor diye bu kuşları öldürme hakkına sahip olduğumuzu kimse düşünmesin. Yapmamız gereken tek şey önlemler geliştirerek güvercinlerimizi korumaktır.
Bu yırtıcı kuşları öldürmenin doğal hayatın korunması ve vicdani acıdan sakıncaları üzerinde arkadaşlarımız durmuşlar. Bu konu çok önemli ancak işin bir de yasal yanı var. Ben biraz yasal çerçeveden bahsetmek istiyorum. Bu kuşların tamamı yasalarla koruma altındadır. Hiçbir nedenle avlanmaları, vurulmaları, canlı olarak beslenmeleri, elde içi doldurulmuş olarak bulundurulmaları dahil tamamı suçtur. Kara avcılığı 3167 sayılı kanunla düzenlenmiştir. Bu kanunun 16. Maddesi uyarınca her yıl Merkez Av Komisyonu ( MAK ) toplanarak o yıl için geçerli kuralları belirler ve bu kurallar resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girer. Bu kurallara uymayanlar ilgili yasa uyarınca ve ayrıca Türk ceza kanunu 526, 36 ve 25. Maddeleri gereği cezalandırılırlar. Bu maddeler av suçu işleyen kişiye 3 ay ile 6 ay arası hapis cezası öngörmektedir. Ayrıca avda kullandığı tüm araçlara el koyulmaktadır. Bu araçlara av tüfeği ve otomobiliniz de dahildir. Bunun yanı sıra avlanan her kuş için MAK kararı uyarınca o yıl için belirlenen bir tazminat tutarı ayrıca alınır. 2004 yılı için MAK tarafından belirlenen tazminat tutarlarını bilmiyorum. Ancak bu tazminatların oldukça ağır olduğunu söyleyebilirim.
Bu konuda geçmiş yıllara ait bazı rakamlar verebilirim. 2003 yılında en az tazminat 125 milyon (bıldırcın ) ve en fazla tazminat 7.5 milyar ( fok ) olarak uygulanmıştı. 1995 yılında atmaca ve şahinler için 300 milyon tazminat uygulanıyordu. Ürneğin 2003 yılında bir saka kuşu için uygulanan tazminat tutarı 350 milyon liradır. Burada yeri gelmişken bir konuya daha değinmek istiyorum. İstanbul Unkapanı güvercin pazarı, pazarda saka kuşu satıldığı için kapatıldı. Saka kuşlarının ( Carduelis carduelis ) her ne amaçla olursa olsun elde bulundurulması yasaktır. Bu kuşlar kafes kuşu değildir. Yukarda yazdığım kanunlar ve hapis ve el koyma cezaları aynen saka kuşları için de geçerlidir. Ülkemizde güvercin pazarlarının çoğunda saka ve kafes kuşu olarak kabul edilmeyen bazı kuş çeşitleri satılmaktadır. Bu kuşların başında iskete, karabaşlı iskete, florya ve kocabaş gelmektedir. Sırf bu nedenle ülke genelinde tüm bu tür pazarların kapatılması ile karşılaşabiliriz. Ülkemiz 1979 yılında Avrupa’da doğal hayatı korumayı düzenleyen Bern Sözleşmesine imza atmıştır. Bu sözleşmenin 6. Maddesi yırtıcı kuşların korunmasını düzenlemektedir. Gene aynı şekilde ötücü kuşların korunması da maddeler halinde düzenlenmiştir. Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan bir ülke olarak Türkiye son yıllarda çok önceden imzaladığı bazı sözleşmeleri yeniden hatırlamaya ve hayata geçirmeye çalışmaktadır. Pazar kapatılması olarak karşımıza çıkan son durum bütün bu gelişmelerin bir ürünüdür. Ayrıca meclisin gündeminde henüz son şeklini almamış olan yeni bir hayvan koruma yasası bulunmaktadır. Gelişen yeni koşullara bağlı olarak, biz güvercin sevenlerin bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Bulunduğumuz bölgedeki pazarlarda yasadışı kuş satışının önlenmesi hepimizin görevi olmalıdır. Bu her şeyden önce insani bir sorumluluktur. Ayrıca güvercin pazarlarının kapatılması da sanırım hepimizi olumsuz olarak etkileyecektir. Başlatacağımız bilinçli bir kampanya ile bu durumun önüne geçebiliriz. Ya da alım satımlarımızı bundan sonra internetten sürdürürüz. Her şey bizlerin ne kadar duyarlı olduğuna ve örgütlenme düzeyimize bağlı.
Yavuz İşçen
Boletus
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 96
Kayıt: 27 Eki 2003 12:06
Konum: Ankara

Mesajgönderen Misafir » 19 Mar 2004 22:32

Boletus yazdı:İstanbul Unkapanı güvercin pazarı, pazarda saka kuşu satıldığı için kapatıldı. Saka kuşlarının ( Carduelis carduelis ) her ne amaçla olursa olsun elde bulundurulması yasaktır. Bu kuşlar kafes kuşu değildir. Yukarda yazdığım kanunlar ve hapis ve el koyma cezaları aynen saka kuşları için de geçerlidir. Ülkemizde güvercin pazarlarının çoğunda saka ve kafes kuşu olarak kabul edilmeyen bazı kuş çeşitleri satılmaktadır. Bu kuşların başında iskete, karabaşlı iskete, florya ve kocabaş gelmektedir. Sırf bu nedenle ülke genelinde tüm bu tür pazarların kapatılması ile karşılaşabiliriz. Ülkemiz 1979 yılında Avrupa’da doğal hayatı korumayı düzenleyen Bern Sözleşmesine imza atmıştır. Bu sözleşmenin 6. Maddesi yırtıcı kuşların korunmasını düzenlemektedir. Gene aynı şekilde ötücü kuşların korunması da maddeler halinde düzenlenmiştir. Avrupa Birliği’ne girmeye çalışan bir ülke olarak Türkiye son yıllarda çok önceden imzaladığı bazı sözleşmeleri yeniden hatırlamaya ve hayata geçirmeye çalışmaktadır. Pazar kapatılması olarak karşımıza çıkan son durum bütün bu gelişmelerin bir ürünüdür. Ayrıca meclisin gündeminde henüz son şeklini almamış olan yeni bir hayvan koruma yasası bulunmaktadır. Gelişen yeni koşullara bağlı olarak, biz güvercin sevenlerin bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Bulunduğumuz bölgedeki pazarlarda yasadışı kuş satışının önlenmesi hepimizin görevi olmalıdır. Bu her şeyden önce insani bir sorumluluktur. Ayrıca güvercin pazarlarının kapatılması da sanırım hepimizi olumsuz olarak etkileyecektir. Başlatacağımız bilinçli bir kampanya ile bu durumun önüne geçebiliriz. Ya da alım satımlarımızı bundan sonra internetten sürdürürüz. Her şey bizlerin ne kadar duyarlı olduğuna ve örgütlenme düzeyimize bağlı.


Merhaba,
Yavuz Bey görüşlerinize aynen katılıyor ve duyarlılığınız için size teşekkür ediyorum.

Yeri gelmişken güvercin dostu bir insanın, avlanmaktan saka beslemekten vs. bahsetmesine anlam veremiyorum.

Rahmi bey bi forumda bahsetmişti, avcılar posta kuşlarına dadanmışlar, bu kadarına da pes. Rahmi bey 2004 yarış takvimini açıklamıştı hiç keşke bahsetmeseydi, şimdi bu insanlar yarış gününü beklerler.

Bu arada istanbul güvercin pazarında hala problemler var, bir şeyler yapmanının zamanı geldi diye düşünüyorum.Biz bişeyler yapmayınca yetiştiriciliğimiz adına en ufak kaygısı olmayan, kendi rantını düşünen insanlar pazarda show yapmaya devam ediyorlar.
Misafir
 

Mesajgönderen postacı » 20 May 2004 14:35

Resim

Resim

Merhaba arkadaşlar yukarıdaki resimlerdede görüldüğü gibi yeryüzünde yaşayan bütün canlıların beslenme zinciri içersinde son derece önemli yeri vardır.Bu nedenle bütün canlıların doğal düşmanlar mevcuttur.Resimlere dikkat ederseniz hawk (atmaca,şahin,doğan,çaylak vb.gibi) gurubu yırtıcıların yemek menüsünde güvercinler önemli bir yer tutar.Bu yırtıcılar kendi neslini sürdürebilmek için dahada önemlisi yavrularını ve kendilerini doyurup hayatta kalabilmek için beslenme zincirleri içersinde yer alan güvercinler dahil olmak üzere yakalayabildikleri herşeyi tüketmektedir.Peki bu yırtıcıların doğal düşmaları yokmu sorusuna gelince .Yine resimde gördüğünüz gibi bazı baykuş türleri ve kartallarda bu yırtıcı kuşların doğal düşmanlarıdır.şayet kartallar ve baykuşlar olmazsa o çevrede diğer yırtıcıların nufusu artar.Bidiğiniz gibi doğadaki dengeleri bozan en büyük unsur insanoğlu ve onun sınır tanımaz davranışlarıdır.Üzellikle yasa dışı avlanma(YASA İÜİ NASIL OLUYORSA ANLAYABİLMİş DEğİLİM),çevre kirliliği,tarlalarda kullanılan zehirli atıklar,orman vb.gibi doğal yaşam alanlarının yok edilmesi vb.gibi insanoğlunun sebep olduğu olumsuzluklar doğada onarılamaz tahribata ve dengesizliklere yol açtığı gibi meselenin sonu dönüp dolaşıp yine bizlere geliyor.Bundan zararlı çıkan yaşam alanları yok edilen hayvanlarla beraber onlarla aynı coğrafyayı paylaşan bizler oluyoruz.Yırtıcı kuş kendi çevresinde yeterince av bulamayınca veya yaşabilecek ormanlık alan bulamayınca şehirlere yerleşiyor ve buralarda avlanıyor.Bana göre sorulması gereken soru şu ;
YAşAM ALANI İNSANLAR TARAFINDAN YOK EDİLDİğİ İÜİN şEHİRLERE YERLEşİP EVCİL GÜVERCİNLERİ AVLAYAN şAHİNLERMİ şUÜLU ,YOKSA ONLARI BUNA MECBUR KILAN BİZLERMİ (İNSANOğLU)şUÜLUYUZ.
Sanırım bu sorunun cevabını herkez kendince sorguluyacaktır.

Saygılar

Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Anti-yırtıcı

Mesajgönderen Cihangir » 24 Oca 2005 0:20

Selamlar,
Yırtıcı kuşlarla mücadelede güverciinlerin ayaklarına takılan çıngırakların gerçekten bir rolü var mı?

Biliyorsunuz çıngıraklar da bir kaç çeşit oluyor.Daha büyük olanları hayvanları haliyle rahatsız ediyor,küçük olanları ise fazla çıngırdamaklarından :) yırtıcı kuşlara karşı nasıl etkili olacak meraktayım.

Sormak istediğim bu çıngırakların takılması yırtıcıyla mücadele konusunda söylenegelen bir efsane mi yoksa gerçek payı var mı?

Herkese güzel ve atmacasız günler dilerim...
Cihangir
 

Mesajgönderen pigeontechs » 23 Nis 2005 18:18

lütfen yapmayın. kuş vurmak yöntem olabilir mi??? atmaca vuran insan güvercin de beslemesin!!

100 tane güvercine değişmem bir tane vahşi hayvanı, atmaca, şahin. vs..
sadece 1 kere atmaca kuşumu aldı onu da inanılmaz bir keyifle seyrettim..
Kullanıcı avatarı
pigeontechs
Deneyimli Üye
 
Mesajlar: 77
Kayıt: 24 Şub 2005 15:29
Konum: Ankara

Mesajgönderen CEMAL ARIKAN » 07 Şub 2006 18:00

Kullanıcı avatarı
CEMAL ARIKAN
Mega Üye
 
Mesajlar: 714
Kayıt: 10 Kas 2003 15:19
Konum: TRABZON
Irklar: Takla
Doğum Tarihi: 29 Ağu 1970

Sonraki

Dön Yetiştiricilik Sorunları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir