Doğal Yemler

Yemler, katkı maddeleri, ek besinler bölümü

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

Doğal Yemler

Mesajgönderen resatkaraca » 04 Eki 2005 1:38

Doğal Yem
Güvercinin doğal çevresinde insan müdehalesi olmadan bulup yiyeceği besinlerdir.
Gün geçtikçe insanlar kuşlarını daha sağlıklı ve formda tutabilmek adına doğal olmayan ürünlere de yönelmektedir, avrupa yapmış kullanıyor bir bildikleri vardır deyip sizce gözümüz kapalı bu ürünleri kullanmalımıyız ?
bu konudaki görüşlerinizi bizlerle paylaşın.

örnek:
Balık yağı Doğada güvercinin balık yediğine şahit olanınız varmı ?
Yer Fıstığı Doğada güvercinler yeri kazarak fıstığı çıkarıp yiyebilirler mi ?

Saygılarımla
resatkaraca
İlgili Üye
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 24 Mar 2005 17:29
Konum: İstanbul

doğal yemler

Mesajgönderen agir_baba » 04 Eki 2005 10:07

doğadaki hayvanlar hasta olduklarında baytril, gamba mix falanda kullanmıyorlar eğer ona bakarsak. doğadaki güvercinlerin bünyeleri çok dirençli bütün hastalıkları yeniyor ve bağışıklık kazanıyolar. soğukta, yağmurda, karda kışta her zaman dışardalar, oysa evcil güvercinler öylemi 2 akşam çatıda yatsın hemen hasta oluyor...
agir_baba
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 16
Kayıt: 29 May 2005 9:07
Konum: Bolu

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 04 Eki 2005 11:06

Merhaba,

İşin doğrusu teknolojik ve bilimsel gelişmelerin getirdikleri ve götürdükleri bakış açılarına göre değişir. Bir açıdan baktığınızda işin kolayına kaçmak gibi gelebilir. Diğer bir bakış açısıyla baktığımızda ise işimizi kolaylaştırıcı etkilerinden de bahsedilebilir.

Denizli'de bazı yetiştiriciler hasta olan güvercinlerine ilaç olarak HİÇ BİR ŞEY vermeme yolunu seçmektedirler. Ölen ölür kalan sağlar bizimdir mantığıyla hasta güvercinini kendi kaderine terketmektir bana göre. Evet 40 güvercinden 2-3 tanesi eski sağlığına kavuşmaktadır fakat ölenler için yapılabilecek bir şeyler varken yapılmamaktadır. Sonbahardayız ve genelde kümeslerde hastalıklar artmakta ve özellikle yavrular bu durumdan olumsuz etkilenmektedirler. Ben tesadüfen gittiğim bir kümeste bir arkadaşın kesmeyi düşündüğü güvercini 1 adet Gambamix ile iyileşmesine vesile olmuş biri olarak iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum. Güvercinlerime 3 haftada bir Ronidazol veriyorum. Yuvalıkları durumunda göre kuru ve temiz olanlarıyla değiştiriyorum. Kümesimizde altlık var. Havalandırması da uygun. Haftada bir temizlik yapıyorum. Sularını 2 günde bir tazeliyorum. Tüy döneminde gün aşırı banyo yaptırıyorum. Kümesimiz yerde olduğundan etraftaki kum ve yeşilliklerde yayılmalarını sağlıyorum. Yavrular için destekleyici Yavru Hapı veriyorum. Sürekli araştırıp daha iyisini yapmaya çalışıyorum. Bana emanet edildiğini düşündüğüm güvercinlerimin sağlıklı olmaları için bilgilenmek için uğraşıyorum. Durum şu anda gayet iyi.

Bizim kümes çevresinde güvercin uçurduğumuzda yabani güvercin yavruları da peşlerine takılırdı zaman zaman. Ama baktığımızda hasta olduklarını anlardık. Genelde solunum yolu enfeksiyonu geçirdiklerini görürdük. Bu hasta güvercinler doğal seleksiyona uğrayan ve elenen güvercinlerdir. Kalanlar elbette daha sağlıklı ve bünyeleri güçlü olanlardır. şayet evcil güvercinleri de aynı şartlarda bulundursaydık ilk başta bir kısmı ölecekler kalanlardan daha sağlıklı bir nesil elde edilecekti. Fakat bizler yetiştiriciler olarak bize emanet edilmiş olan güvercinlere bilimsel çalışmalar ışığında ortaya çıkarılmış ilaçlarla desteklemek zorundayız. Çünkü öncelikle onları sağlıklı ortamlarda barındırmıyoruz. Kaliteli yemlerle beslemiyoruz. Herhangi bir önlem almıyoruz. Bu nedenle bağışıklık sistemi zayıflayıp hasta olan güvercinlerin sorumluluğunu taşıdığımızı düşünerek, şayet bir güvercin küskün ise hemen ilgilenip eldeki bilgi ve veriler ışığında ne olursa olsun çaba göstermeliyiz. Bu aşı olur, ilaç olur, vs.

Hasta olarak gelen güvercine yem yemediğinden dolayı çok zayıfladığından 3 gün süreyle 2 damla olarak Balık Yağı vermiştim. Düşüncem şu idi; protein olarak zengin içeriği olan balık yağının bünyesinin güçlenebileceği ve hastalığı daha kısa sürede atlatma ihitimali olduğu. Atalarımızda ellerindeki sınırlı imkanlarla sarımsak olsun, kendir olsun, nar olsun, sirke olsun bir çok destekleyici besinleri zaman zaman kullanmışlardır. Bu noktada şunu da eklemek isterim ki; sağlıklı olan bir güvercine ekstradan bu türlü besinlerin aşırı dozda verilmesi de bence hem gereksiz hem de zararlı. Ancak hırıltılı sesler çıkaran, gözlerinde akıntı olan veya ağzında balgam olan bir güvercine ne yapmak gerekir sorusuna da kesin ve net cevap vermek gerekir. Ben ustalarıma sordum ve Ornitab dediler. İlk gün 2 tane ve 3 gün süreyle 1 er tane. Evet bu deneyime göre hareket ettim ve bugüne kadar faydasını gördüm.

Bir de şunu belirtmek isterim. Güvercinlere yemeyecekleri şeyleri verdiğinizde kesinlikle yemiyorlar. Zorla yedirsenizde kusuyorlar. Belli tahılları severek yiyorlar ve siz de buna uygun hareket etmelisiniz ki sorun çıkmasın. Özellikle güvercinleri etrafta gezinirken izliyorum ve kum içinden bir şeyleri ayıkladıklarını görüyorum. Ama neleri seçtiklerini bilemiyorum. Bu bile bir ipucu bana göre. Demek ki onların gezinip ihitiyaçları olan şeyleri toplamalarına imkan tanınmalı. Bazı kümesler veya salmalar gördüm. 7 katlı bina üstünde, uçurulmuyorlar ve sürekli kapalı tutuluyorlar. Benim mantığıma bu da ters geliyor. Güneş ışınlarından yararlanmalı güvercin benim bildiğim. Yada vitamin ve mineral takviyesi yapmak gerekir. Hem kapalı tutup hem de eksik kalan besinlerini takviye etmediğinizde gelecek nesillerde sorun yaşamak durumu kuvvetle muhtemel. Aslında bazı basit ve önemli şeyleri pas geçtiğimizden bünyeleri zayıf güvercin nesilleri üretiyoruz bana göre. Üstüne üstlük bilgi olmadan rastgele ilaçlarla veya garip uygulamalarla tedavi etmeye çalıştığımızdan güvercinlerde kalıcı sorunlar meydana geliyor. Kısırlık mesela gereksiz ve yanlış antibiyotik verilmesi nedeniyle meydana gelen bir şey bana göre. Adam insanlarda kullanılan antibiyotiği veriyor küçücük güvercine ve ardından vitamin takviyesi de yapmıyor bir süre sonra güvercin zayıflayıp yumurtadan kesiliyor.

Bu forumda her zaman bilgi ve deneyiminden yararlandığım Rahmi Bozkır'ın bu konuda söyleyeceklerini merak ediyorum. Bence Posta Güvercinleri için Rahmi Bozkır'ın ortaya koyduğu uygulamalar ideal olanlardır. Küçük farklılıklar olsa da genel olarak noktayı koymaktadır. Daha başka arkadaşlarımızın da çok yerinde düşünceleri olacaktır muhakkak. Ama belirtirken açık olarak uygulamalardan bahsedilirse bilgimizi arttırma açısından yararlı olacaktır.

Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen birisiste » 04 Eki 2005 14:46

Merhabalar

Niyazi bey yazdıklarınıza harfiyen katılıyorum.Bu biraz insanın rahatsızlandığında hiçbir vitamin takviyesi veya da ilaç almaması gibi birşey olur.Buda kendine eziyetten başka birşey değildir.Dışarıdaki yabani olarak yaşayan güvercinlerle bizim evimizde besleyerek başta bağışıklık sistemleri alt üst olmuş güvercinlerimizi kıyaslamayalım.Orda doğanın kesin ve kati kuralı geçerlidir. Her zaman için sağlıklı olan yaşar


Sevgi ve Saygılarımla
Nurullah MURAT
Kullanıcı avatarı
birisiste
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 573
Kayıt: 22 Kas 2003 0:44
Konum: Bursa
Irklar: Oynar,Mülakat

Babadan miras olarak kalan makaracı sevdası
Doğum Tarihi: 01 Oca 1979

Mesajgönderen postacı » 04 Eki 2005 16:00

Güvercinlere nasıl bakılmalı,aslında bu konu her zaman için kafamda soru işareti bırakmıştır. Zira doğaya baktığınızda güvercinler bizim kümeslerimizdekinden çok farklı bir beslenme ve yaşam biçimi sürdürmektedir. Kümeslerde bulamıyacağı birçok tahılı doğada bulabilirken doğada bulamıyacağı birçok ürünü ise kümeslerde bulabilmektedir. Doğadaki güvercinin tek amacı hayatta kalmak ve neslini sürdürmektir. Ancak kümeslerdeki güvercinin acaba amacı nedir? Güvercinler kendi tercihleri doğrultusundamı evcilleşmiştir ve kümeslerde yaşamaya başlamıştır. Bütün bunları sorguladığımız zaman zaten sorunun çözümünü de bulabiliriz. Eğer özgür olarak doğada yaşayabilen ve üreyebilen bir canlıyı evcilleştirip kümes ortamına tıkmışsan aslında onun nasıl yaşadığı veya neler yediğininde bence çok fazla bir önemi yoktur. Diyebilirisiniz ki insanoğlu aynı uygulamayı diğer hayvanlarada yapmadı mı (kediye, köpeğe, balığa, kurda, kuşa vs) Mademki bu hayvanları evcilleştirme yolunu seçmisiz ve sorumluluğunu almısız öyleyse sağlıklı kalabilmeleri için gereken uygun şartları sağlamalıyız. Hiçbir zaman kümesteki bir güvercin doğadaki bir güvercinle aynı şartlarda bakılamaz. Zira aynı şartlara sahip değildir. Dediğim gibi doğada özgürce gezen, yiyecek ve içeceğini kendi bulan ve hayatta kalabilmek için için çöplük dahil hertürlü besin kaynağından faydalanan bir canlının kümeslerde farklı bakılmasından daha doğal ne olabilir. Soruyorum sizlere Afrikadaki hala hazırda doğayla iç içe yaşayan ilkel bir kavimin beslenme rejimi ve yaşam şartları ile bizlerin beslenme rejimi ve yaşam şartları aynı mı? Oradaki insanın tek amacı hayatta kalmak ve üremek. Bu nedenle hayyatta kalabilmek için öldürmek zorunda kalıyor. Şimdi acaba hangisi doğru modern insanın yaşam şeklimi yoksa ilkel insanın yaşam şeklimi. Bana göre her ikisininde yaşam şekli doğru. Zira her ikiside içersinde bulunduğu çevreye uyum sağlamış ve hayatta kalabilmek için gerekenleri yapıyor. Meseleye bu şekilde bakacak olursak yaşam koşulları göz önünde bulundurulduğunda doğadaki güvercinler ile kümeslerdeki güvercinleri farklı bakılması gerektiğini anlarız.Zira kümeslerdeki güvercinler doğada yaşasaydı bu gün mevcut birçok ırkın doğanın zor şartlarına ayak uyduramadığı için neslini devam ettiremiyeceğine tanık olurdunuz. Yarışlarda yolda kalan birçok posta güvercinini doğada kaldığı ve buradaki yaşama uyum sağlayıp eş alarak ürediğine tanık oluyoruz.Bazen birkaç ay hatta yıl sonra bile kümese dönen kuşlara rastlıyoruz. Bir tane kuşum tam bir sene doğada yaşadıktan sonra kümese döndü. Kuşun güneşten tüylerinin rengi değişmişti ve resmen solmuştu. Ayrıca son derece kötü (tezek gibi) kokuyordu. Ancak bu kuş doğadaki mücadelesiyle ancak hayatta kalabilirken benim ondan beklediğim yarışlarda başarılı olma görevini bu sitemde asla yerine getiremez. Yani burada şu hususta devreye giriyor; güvercinden beklentilerimizde onun beslenme düzenini etkiliyor. Örneğin performans kuşu beslemiyorsan neden enerji veren glikoz veya bal vericeksin. Eğer kuşun uzun mesafe uçmayacaksa ona neden yağ oranı yüksek bir beslenme uygulayacaksın. Doğada göç eden kuşlar göç zamanı kullanmak üzere vucutlarındaki yağ rezervlerini arttırılar. Hayatı boyunca kümes üstü uçacak olan bir kuşun yağ rezervine ihtiyacı olurmu. Ancak uzun mesafe yarışacak olan bir posta güvercininin yağ rezervine ihtiyacı vardır ki bunun için dünyanın en yüksek orandaki enerji veren besini olan (5500cl) ve yüksek oranda protein ve yağ içeren (% 30,2 protein, % 11,6 karbonhidrat, % 47,6 yağ, % 2,8 lif, % 5,5 su) YER FISTIğI verilmektedir. Şimdi doğadaki bir güvercin şayet göç etmiyecekse buna ihtiyacı olmayabilir ancak evcil bir güvercin yani posta güvercini uzun mesafe uçurulmak isteniyorsa vucudunun gerekli yağ rezervini yapması için yer fıstığı, çekirdek, keten, kenevir vb. gibi yağlı tohumlara ihtiyacı vardır. Tabiki sadece bu tohumlar kuşun yarışta gerekli olan enerjisini sağlamayacağı için bunun dışında mısır, buğday, ak darı, baklagil familyası, aspir vb. gibi temel besinlere ihtiyacı vardır. Dediğim gibi kuşta oluşan yüksek oranda yağı en kısa sürede enerjiye çevirebilmek için L CARNİTİNE (bu arada özel taktiklere giriyoruz) türü ürünler kullanılır ki bütün bunları düşündüğünüzde ne doğadaki nede kümesteki kuşların aslında bu ürünlere hayatta kalabilmek için ihtiyacı yoktur. Ancak yarış kazanabilmesi için mutlaka ihtiyacı vardır. Aksi taktirde ne kadar kaliteli olursa olsun nal toplar. Doğadaki güvercinin D vitaminine ihtiyacı yoktur zira güneş ışığından yeterince bunu sağlar ancak karanlık kümes ortamında yetiştirilen güvercinin kesinlikle D vitaminine ihtiyacı vardır. Yine doğadaki güvercin deniz kenarı vb.gibi yerlerden midye kabuğu, yosun, taş vb gibi şeyler yiyerek besinleri öğütmesi için taşlığı için gerekli olan materyali sağlarken aynı zamanda kalsiyum ve iyot gereksinimini giderir. Şayet kümesteki kuşlarımıza grit (güvercin taşı) vermezsek bu ihtiyacını karşılıyamaz. Aslında bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. Şayet kasaba veya köyde yaşıyorsanız ve çevrenizde kuşlarınızın gidebileceği ve beslenebileceği tarla vb.gibi alanlar mevcutsa kuşlarınızı salma bırakıp doğaya gitmelerini sağlayabiliriz. İşte o zaman doğada arzu ettiklerini yerler. Bunun tek olumsuzluğu kuşlara hakim olamamak olur ki sanırım evcil güvercin beslemenin pekte zevkine varamayız. Bu sistemde camilerdeki veya çevredeki yabani güvercinleri beslemekle yaptığımız arasında çokta fark olduğunu sanmıyorum. Tek fark bizim kuşlarımızın akşam olunca kümeslerine dönmesi olacaktır. Ancak yetiştiricilik dediğimiz olgu sanırım bu sistemde olmayacaktır.

Konuyu bu şekilde irdeledikten sonra sonuç itibariyle benim şahsi fikrim güvercinlerimizi içersinde bulunduğu duruma göre ve onlardan beklentilerimize göre beslemeliyiz. Nasıl ki yarış atı ile sütçü beygiri her ikiside at olmasına rağmen aynı şekilde beslenmiyorsa (sütçü beygiri muhtemelen sadece kırma ve samanla beslenir. Oysa yarış atı çok farklı beslenir) yarış kuşu ve performans kuşları ilede diğer kuşlar aynı beslenemez. Ayrıca kuşların yuva pozisyonu ve içersinde bulunduğu mevsimde beslenmede temel faktördür. Mesela kışın yavru alınmayan bir kuşun yüksek oranda protein içeren bir diyetle beslenmesi son derece yanlıştır. Kuşun gereksiz yere kilo almasına ve yağlanmasına neden olur. Aynı şekilde yavrulu bir güvercininin düşük kalorili ve protein değeri düşük bir yemle beslenmeside hem yavrularda hemde anne babada beslenme sorunu yaratabilir. Bu nedenle dönemsel ve mevsimsel bakımı hedeflemeliyiz.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen İskender Damgacı » 05 Eki 2005 14:53

Merhaba Arkadaşlar,
Ronidazol'un ambalajında da yazar; koruyucu tedavi üç haftada bir üç gün yapılmalıdır der. Sanırım Niyazi Bey bu sistemi uyguluyor. Selam ve saygılarımla...
Büyük dedesinin ismini bilmeyen kimilerine Dolapçı'nın 800 yılından bahsedince ağır gelmiş olabilir, pardon!..
Kullanıcı avatarı
İskender Damgacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1563
Kayıt: 07 Kas 2003 16:49
Konum: Denizli

Mesajgönderen resatkaraca » 06 Eki 2005 1:00

Katılımınız ve bilgilerinizi paylaştığınız için için herbirinize ayrı ayrı teşekkür ederim, araştırdıkça, tartıştıkça doğru bilgilere ulaşacağımıza eminim.
- Hastalıklarda tedavi amaçlı ilaç kullanımımna kimsenin itirazı olamaz.
- Destekleyici olarak gerekli görülen vitamin, mineral, aminoasitler vs. mutlaka verilmelidir.
- Yarış ( performans ) ırkı besleyen arkadaşlarımız kuşlarına gerekli gördüğü ölçüde enerji yükler.
- Koruyucu aşıların yapılması gereklidir.

hepinizin bildiği gibi deli dana hastalığı avrupa kökenlidir üreticilerin mezbaha artıklarını hayvan yemlerine katarak düşük fiyatlara çok zengin karışımlar elde etmişlerdir ilk etapta faydalı görülen uygulama dünyanın başına bela olmuştur ve benzer hastalık afrikada insan eti yiyen kabilelerde görülmüştür, demekki metebolizması otla beslenmeye müsait bir hayvana hayvansal gıdalar vermek ileride çok büyük sıkıntılara neden olabilmektedir. bu konuda örnekler çoğaltılabilir.

Saygılarımla
resatkaraca
İlgili Üye
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 24 Mar 2005 17:29
Konum: İstanbul

Mesajgönderen resatkaraca » 06 Eki 2005 1:05

Yemciden yem alırız eve geldiğimizde bu yemlerin böçeklenmiş olduğunu görürüz bu yemleri havalandırıp böceklerden arındırdıktan sonra kuşlarımıza vermelimiyiz ?

Hemen her yemcinin deposunda fare vardır, farelerin hastalık taşıyıcısı olduğunu hepimiz biliyoruz, yemleri kullanmadan önce nasıl bir işlemden geçirmeliyiz ?

Örnek:
Bizim memlekette kayısılar islim yapılır yani kayısılar sandık içinde hava almayan bir odaya konulur ve bu odada kükürt yakılır yogun kükürt dumanında yaklaşık bir gün bekleyan ürünler senelerce bozulmadan ve böçeklenmeden kalır, yemlere böyle bir uygulama yapılabilirmi ? Kuşlarımıza zararı olurmu ? Benzer uygulama yapan varsa lütfen bizlerle paylaşsın.

Saygılarımla
resatkaraca
İlgili Üye
 
Mesajlar: 109
Kayıt: 24 Mar 2005 17:29
Konum: İstanbul

Mesajgönderen selcuk » 06 Eki 2005 8:57

merhabalar ; bır hekım arkadasım ''bunyenın neye ıhtıyacı varsa ınsanın canı onu yemek ıster'' gıbı bırsey soylemıstı,ınsan olarak bızler kendı yasamımızı bırsekılde ıdame edıyoruz ve dengelı bır sekılde beslenmeye calısıyoruz . dogada yasamadıgımız halde yetıstırılen urunler ayagımıza kadar gelıyor ve tuketıyoruz guvercınlerımızı de kendımız ıle bırlıkte sehır ortamında dogal ortamlarından uzaklastırdık ve onlarında dogal beslenme ıhtımalını ortadan kaldırdık,bu yuzden onların fızıksel ozellıklerını mevsımler ve ozel durumlarını goz onune alarak bu dengeyı bızım saglamamız gerekıyor artık. oncekı yıllarda guvercınlerıme duruma gore 10 cesıte varan yem karısımları hazırlardım buna ragmen sabah yemlemek ıcın yanlarına gıttıgımde posta guvercınlerının yavrularının kursaklarında nohut,mercımek,bugday,karpuz-kavun cekırdegı,bezelye vb. tahıl,baklıyat cesıtlerı gorurdum,neredeyse gun dogdugunda kırlara bahcelere gıdıp yavrularını beslıyorlardı.elbette ımkan olsa en dogru sey dogal beslenmek ama ne yazıkkı buna gunumuz kosullarında ımkan yok , bozdugumuz sıstemı kendımızce telefı etmek yıne bıze kalıyor,buda beslenme konusunda vıtamın-mıneral katkısı mevsımıne gore hazırlanmıs yem karısımlarıyla mumkun...selamlar.
selcuk
selcuk
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 283
Kayıt: 21 Ara 2004 19:11
Konum: muğla-balıkesir-eskisehir
Irklar: posta-oyun taklacısı-sus taklacısı
Doğum Tarihi: 29 Eki 1969

doğal beslenme

Mesajgönderen Kemal Alkaya » 06 Eki 2005 14:20

Niyazi beyin dediklerine aynen katılıyorum
Biz kümeste beslenen herhangi bir canlıya seleksiyon uygulayamayız çünkü doğal ortamını sağlayamıyoruz
Ayrıca sanırım biliyorsunuz ama ilişki kuramıyorsunuz bizim doğada gördüğümüz canlıların ne kadarı telef oluyor ve biz ancak kalanları görüyoruz.
Örnek caretta kaplumbağalarının doğan yavrularının ancak %3-5 i yumurtlamak için geri dönüyor bunu biz güvercinlerimizde göze alabilirmiyiz.
Bu yüzden hastalıkları mutlaka tedavi etmeli ve kuşlarımızı diğer preparatlar ile desteklemeliyiz.Aşı kesin şart.
Kullanıcı avatarı
Kemal Alkaya
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 462
Kayıt: 14 Eyl 2005 15:09
Konum: Bursa
Irklar: Dönek, kelebek, dolapçı, azman.
Doğum Tarihi: 30 Mar 1967

YEŞİL BİTKİLER

Mesajgönderen Turkvet » 25 Kas 2005 0:23

Merhaba GÜVERCİNSEVERLER ; KUŞ larınıza verdiğiniz tane yemler dışında yetiştirdiğiniz, manavdan alıp verdiğiniz yada doğal olarak yetişmiş fakat KUŞ larınızın yediğine şahit olduğunuz YEŞİL BİTKİLER yada sebze - meyve vs. ne varsa GÖZLEMLERİNİZİ isim - şehir - Beslediğiniz ırk vs yazalım KONUYU AÇIP GELİŞTİREBİLİRİZ.
Örneğin; Bu amaçla Maydonoz ekerdik. Çocukluğumda Karpuz Kavun verirdik gagalarlardı !...
Yeşil sarmısağı yediğine şahit olan varmı ? yada doğranmış sarmısağı kendi isteğiyle yiyormu ? Havuç rendeleyen varmı ?
Doğal Olarak Kendi isteğiyle yediği her şeyi yazalım!...Ne Kadar çok Katılım Olursa O kadar ENGİNLEŞİR. Konuya hep ,(virgülle) bağlayalım :)
Sevgi ve Saygılarımla
Ercan ÇATAL ,
Turkvet
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 272
Kayıt: 07 Eki 2005 9:38
Konum: Ankara

Mesajgönderen selcuk » 25 Kas 2005 9:52

merhabalar, bahce ortamında besledıgım guvercınlerım fırsatını bulup cıtı astıklarnda yesıl sogan,maydanoz,ıspanak,lahana,semizotu,pırasa,bakla, bezelye,yesıl fasulye,mısır bıtkılerının tadına bakıyorlar :) bende yukarıda saydıgım yesıl sebzelerı yıyebıleceklerı olcude kesıp duzenlı aralıklarla menulerıne eklıyorum.yesıl yaprak sarımsagı pek ısteklı olmayarak pek azı denıyor.favorılerı ; maydanoz,semızotu,ıspanak.bunun dısında degısık olarak uzum ,dut ve ıncır de yıyenler var ancak bunları hepsı yemıyor.selamlar
selcuk
selcuk
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 283
Kayıt: 21 Ara 2004 19:11
Konum: muğla-balıkesir-eskisehir
Irklar: posta-oyun taklacısı-sus taklacısı
Doğum Tarihi: 29 Eki 1969

Mesajgönderen Kemal Alkaya » 25 Kas 2005 11:45

Merhabalar
Ben güvercinlerime maydanoz, semizotu ve çok seyrek ıspanak veriyorum. Büyük bir iştahla bunları hemen tüketiyorlar.
Fakat genelde saplarını yiyiyorlar, yaprakları kalıyor.
Bir arkadaşımda yeşil soğan ve yeşil sarımsak'ın yeşil kısımlarını veriyor. Onlarda büyük bir iştah ile yiyiyorlar.
Hayvan besleme ve beslenme hastalıklarından Araştırma görevlisi bir arkadaş dere otunu özellikle tavsiye etti. Bende bunu 1 yıldır ekledim ve buna karşıda çok iştahlılar.

Sevgi ve saygılarımla.
Kullanıcı avatarı
Kemal Alkaya
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 462
Kayıt: 14 Eyl 2005 15:09
Konum: Bursa
Irklar: Dönek, kelebek, dolapçı, azman.
Doğum Tarihi: 30 Mar 1967

Mesajgönderen birisiste » 25 Kas 2005 14:34

Merhabalar

Arkadaşlar öncelikle hepnize bu güzel paylaşımlarınızdan ötürü teşkkür ediyorum.Sizlerden bir ricam daha olucak bu vermiş olduğunuz bitki ve yeşillikleri kuşlara tam olarak nasıl veriyorsunuz bunlarıda açıklarsanız sevinirim.Benim evin çatısında çardakta olan bir asma var bu sene özellikle kuşların yemesine izin verdim.Asma ilk uyanmaya başlayıp filiz sürdüğünde bayılıyorlar.Ondan sonra küçük küçük üzüm aşamasına geldiğinde onları da yediler.En son üzümler yutabilecekleri seviyede ikende direk üzümleri koparmak suretiyle gayet iştahlı bir şekilde yediler.Dolayısıyla bu sene asmadan biz üzüm yiyemedik.:) Bu arada asmanın cinsi siyah kokulu üzümdür.

Sevgi ve Saygılarımla
Nurullah MURAT
Kullanıcı avatarı
birisiste
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 573
Kayıt: 22 Kas 2003 0:44
Konum: Bursa
Irklar: Oynar,Mülakat

Babadan miras olarak kalan makaracı sevdası
Doğum Tarihi: 01 Oca 1979

Mesajgönderen Kemal Alkaya » 28 Kas 2005 15:08

Yukarıda bahsettiğim yeşillikleri demet halinde iken ince ince kıyıyorum.
Yaklaşık buğday tanesi boyunda.
İki yıl öncesine kadar tuzluyordum.
Fakat iki yıldır yemlikte yumruk büyüklüğünde kaya tuzu bulundurduğum için artık tuzlamıyorum.
Kullanıcı avatarı
Kemal Alkaya
Forum Denetim Uzmanı
 
Mesajlar: 462
Kayıt: 14 Eyl 2005 15:09
Konum: Bursa
Irklar: Dönek, kelebek, dolapçı, azman.
Doğum Tarihi: 30 Mar 1967

Sonraki

Dön Besleme

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron