Posta güvercininin formda kalması

Yarışmalar, taktikler, öneriler bölümü

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

Posta güvercininin formda kalması

Mesajgönderen sukruak » 23 Kas 2004 10:35

Herkese merhabalar
Kış aylarında posta güvercinlerinin formda kalması ve onların geçirmiş olduğu sitresli dönem sonrası dinlenmeleri için neler yapılması gereklidir?Sizler posta güvercinlerine günde ne sıklıkda yem veriyosunuz?onları ne sıklıkda uçurarak formda tutuyosunuz?Bilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim.İyi günler dileğiyle
sukruak
İlgili Üye
 
Mesajlar: 201
Kayıt: 11 Eki 2004 22:36
Konum: Esenler
Irklar: Posta
Doğum Tarihi: 10 Ağu 1986

Mesajgönderen postacı » 23 Kas 2004 11:22

Selamlar bütün bir sezonu yarışarak ve uçarak geçiren posta güvercini için kış ayları bir dinlenme ve stres atma dönemidir.Normal sezonda kümes uçumundan sonra balkonda kendi başına dolaşmasına dahi izin vermediğimiz bu kuşlar (zira havadan iner inmez kümese girmelidirki yarışlarda vakit kaybetmesin) için sonbahar ve kış ayları özgürlüğün tadını çıkarabilecekleri dönemdir.Normal sezonda sabah akşam uçurulması gereken ve havada en az 1/2 saat kalması sağlanan kuşlar bu dönemde güzel havalarda dışarı çıkarılır ancak uçması için zorlanmaz.şayet kuş kendi istiyorsa uçar istemiyorsa uçmaz.Bu dönemde kuşları günde 1 defa yemlemek yeterlidir.Her kuşun yem yeme kapasitesi farklı olduğu için kuşların önüne yem konulur kuşlardan 1/10 yem yedikten sonra suya giderse derhal yemlikler kaldırılmalıdır.Bir örnek vermek gerekirse 40 adet kuşun 4 tanesi yem yedikten sonra suya giderse yemlikler kaldırılabilir.Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus 40 kuşunda aynı anda yem yiyebileceği yeterli sayıda yemliğin önünde olmasıdır.bir başka deyişle 40 kuşa 2 adet 1 mt uzunluğundaki yemlik yeterli olur.Üok soğuk havalarda kuşlara ekstradan bir miktar daha yem verilirki buna ihtiyaçları vardır.Aslında yemleme bir sanattır ve sporun en önemli sırrı yemlemedir.Yem sayesinde kuşu forma sokabileceğiniz gibi yem sayesinde kuşu formdanda düşürebilirsiniz.kümese girdiğinizde şayet kuşlar sizin ayak dibinizde gezinmiyorsa ve hareketli değillerse ters giden birşeyler var demektir.Kuş kümese girdiğinizde sizin gözlerinize bakmalı ve adeta yem vermeniz için size yalvarmalıdır.Buda kümeste kimin patron olduğunun en güzel göstergesidir.Aşırı doyurulan kuşlar hem sağlıklı olmaz hemde sizi dışarıda bekletmek suretiyle uğraştırır.Oysa posta güvercini ilk çağrıya cevap verecek şekilde aç olmalıdır ve çağrıldığında derhal kümese girmelidir.Bu konunun eğitim kısmıdır.Aslında bu konuda yazılacak ve anlatılacak o kadar çok şey varki bunları burada anlatmak mümkün değildir.Bazı şeyleri yaşamak gerekir.Kuşlarla çok yakın kontak kurun kümesin içersinde kesinlikle sert ve ani hareketler yapmayın.Yere çömelip kuşlarınızın sizin elinizden yem yemesini sağlayın,omuzunuza kafanıza konmasını, kısacası sizden korkmamasını sağlayın.Bütün bu yakın ilişkiler sizinle kuşunuz arasındaki duygusal bağları geliştirir.Bu motivasyon kuşun yarışlardabaşarılı olabilmesi için çok gereklidir.Dünyadaki en ünlü 100X800km yarışçılarından olan Gaby Vandenabeele hayatını konu alan bir yazıda aynen şöyle diyor;kümesine yapılan ziyarette açık olan kümes kapısından bahçeye doğru bir kuş fırlıyor ve şampiyon anında come,come (gel gel) diyerek havaya doğru giden kuşun tekrar yön değiştirip kümese girmesini sağlıyor.Bunun üzerine makalenin yazarı Gaby'nin neden büyük şampiyon olduğunu daha iyi anladım ifadesini kullanıyor.Zira kuşlarına bu derece hakim olan bir insan tabiki büyük şampiyon olur.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 23 Kas 2004 12:10

Merhaba,

Posta Güvercinleri için durum böyle ancak genel olarak diğer ırklar için acaba ne gibi uygulamalar yapılmalıdır ve yapılmaktadır ? Bu konuda yetiştiricilerimizin farklı uygulamalarını belirtmelerinde bence yarar var. Üünkü benim genel olarak tespit ettiğim nokta; güvercinlere yaz-kış buğday verildiğidir. Sınırlı sayıdaki yetiştiriciler mısır, arpa, kendir, pirinç, mercimek gibi tahılları da güvercinlerine vermektedir ancak bu konuda büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyorum. Sitenin bu konuda hazırlamış olduğu makalede belirtilen mevsimlere uygun yem karışımlarının uygulanıp uygulanmadığı konusunda kuşkularım var.

Kış döneminde güvercinlerin geçici dul bırakılmalarının da kışı rahat geçirmeleri açısından çok yararlı ve önemli olduğunu düşünüyorum. Zira soğuk kış şartlarında yumurta ve yavru bakımı nedeniyle güvercinlerin enerji ve protein ihitiyaçları artmaktadır. Ayrıca yavruların soğuk etkisiyle ölüm oranları da yükselmektedir. Bu arada kümesin rüzgara ve soğuğa karşı korunması da gerekir. Bazı arkadaşlar bu yazdıklarım için belki basit şeyler bunlar diyebilir. Ancak ben gördüğüm kümeslerden yola çıkarak bunları yazıyorum. Kümes nüfusunun aşırı fazla olduğu, yağmura ve soğuğa karşı koruma önlemlerinin alınmadığı ve eşlerin ayrılmadığı bir sürü kümes gördüm. Böyle bir durumda güvercinlerin üreme ve uçuş performansları oldukça gerilediği gibi bahar geldiğinde de hastalıklara karşı oldukça dirençsiz durumda oluyorlar. Dikkat ederseniz genelde hastalıklar ilk ve sonbaharda artmakta ve yavru kayıpları çoğalmakta.

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Kış döneminde performans

Mesajgönderen sukruak » 24 Kas 2004 11:46

Herkese merhaba
Üncelikle Rahmi Bey verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim:aslında söylediğiniz bu eğitim ile ilgili yöntemleri ( yani kuşların siz kümese girdiğinde size yönelmesi , çağrıldığında gelmesi gibi ) ben de deniyordum.Ve siz bana ilk kuşları nasıl besleyeceğim ve onları nasıl forma sokacağım hakkında bilgiler verdiğinizden beri hepsini deniyorum.Sadece yaptıklarımın kontrolü için size tekrar sorma gereği duydum.Ve şu an hepsi dediğiniz gibi tam onlardan beklediğim davranışları ve ilgiyi bana gösteriyolar.Ve bu uygulamaya başladıkdan sonra posta beslemek artık bana büyük bir zevk veriyor.İnşallah böyle devam ederse yaza bence kuşları iyi bir forma sokarak yarışlara olamasa bile ( şu anlık ) uzak yerleden salarak kuşlarımı deneyeceğim.Verdiğiniz bilgiler için tekrar teşekkür ederim.
Niyazi Ertürk bey'in de dediği gibi kuşlarına sadece buğday vermek suretiyle onları bu kış hava şartlarında kışa karşı korumasız olan kümeslerde besleyen arkadaşlarım benimde var malesef.Ama şöyle bir şeye dikkat ettim de; kendi arkadaşlarım için konuşmak gerekirse; Onlar buğdayı attığı zaman kuşları yerde yem kalmayacak şekilde hepsini yiyiyo tamamen doymasına rağmen.Ama ben yemliklerine kendim karıştırdığım 11 çeşit yemi rahmi bey'in dediği ölçüler doğrultusunda koyduğum halde yemi seçerek yiyiyolar.Yani genelde sırasıyla önce mısır, bezelye, darı , kenevir, fiği, burçak, aspir, çılban, pirinç ve muhappet yemini yiyip ben yemliğe baktığımda ise hep aynı sahne :) buğday yemlikde kalıyor.bu durumda aklıma şu geliyo ; kuşlar dönemine göre önce ihtiyacı olan yemleri yiyiyo.Ya da hani derler ya bol buluyolarda yem ayırtmı ediyolar. :) anlamış değilim.He bir de aklıma gelmişken şunu da söyliyeyim de artık yemcilere yem almaya gittiğimde yem çeşidi bulmakda zorlanıyorum.Yani birinde yemlerin 3-4 çeşidi oluyo diğerinde aynı şekilde.Tahıl sıkıntısı mı var acaba??
Herkese iyi günler dilerim.
sukruak
İlgili Üye
 
Mesajlar: 201
Kayıt: 11 Eki 2004 22:36
Konum: Esenler
Irklar: Posta
Doğum Tarihi: 10 Ağu 1986

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 24 Kas 2004 13:43

Merhaba,

Doğrusunu söylemek gerekirse POSTA GÜVERCİNLERİ çok şanslı hayvanlar. Üünkü bu ırkı yetiştirenler; amatör bir ruhla ve çok profesyonelce bir yaklaşımla güvercinlerinin her türlü bakımlarını yapmaktalar. Bilgi paylaşımı ve yarış organizasyonları düzenleyerek dayanışma içindeler. Gerçekten imreniyorum posta güvercini yetiştirenlere.

Bunun dışındaki Anadolu Kökenli veya Yabancı Kökenli ırkları besleyenlerin büyük bir çoğunluğu ise profesyonel bir ruhla fakat amatörce yetiştiricilik yapmaktalar bana göre. (İstisnalar kaideyi bozmaz) Genel durum itibariyle yaşananlar, görülenler, duyulanlar yöresel ırkları yetiştirenlerin çoğu daha gidip de bırakın aşı alıp aşılama yapmayı kümeslerinde dezenfeksiyon diye bir şey yapmamış ve hastalıkları nasıl tedavi ederiz diye çaresiz ortalıkta dolaşmaktalar. Benim Denizli'deki tespitim budur.

Kış döneminde gerekli yem karışımları verilmediği gibi herhangibir temizlik önlemi de almamaktadırlar. Bunların dışında eklemekte yarar görüyorum; kümes ortamı pislik içinde (tüy, dışkı, yem artığı, sigara izmariti v.s.) suluklar ilkel şekilde hazırlanmış ve yosun bağlamış durumda, yemler yemlikte verilmediği gibi yerler de aynı şekilde pislik içinde. Müsaade edin de bu ortamda yaşayan güvercinler hastalansın.

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen postacı » 24 Kas 2004 15:20

Selamlar Niyazi Bey sizinde belirttiğiniz gibi posta güvercinleri şayet
bu sporun hakkını veren doğru kişilerin elinde ise en azından bakım anlamında şanslı güvercinler.Zira bu sporu yapan kişi sportmen bir güvercin beslediği için bakımınıda bir sporcuya yaraşır şekilde yapmak zorundadır.Aksi taktirde elinde dünyanın en mükemmel damızlıkları dahi olsa başarılı olamaz.Hepimizin malumu bu kuşlar harcanan bunca emeğe ve paraya karşın malesef ülkemizde hak ettiği değeri görmemektedir.Bu nedenledirki bu kuşu besleyen insanlar bu sporu çok sevdiği için adeta bir tutku haline getirdikleri için bu kuşu beslemektedir.Bu spor çalışma gerektirir,bilgi gerektirir,emek,zaman ve maddiyat gerektirir.Bir nevi karşılıksız AşK gibidir.Tek mutlu edici yönü bu sporda kimse konuşamaz KUş konuşur.Yarış günü geldiğinde kuş gerçekleri herkeze gösterir asla şAMPİYON bir güvercin için kimse olumsuz konuşamaz.Bu nedenledirki kuş gerçek sportif değerini kendisi ispat eder.Geri kala herşey yalandır.
Peki diğer ırklarımız bunu haketmiyormu?bence hak ediyor.bizler diğer performans ırklarımızında yarışlarını yaparsak kuşlar gerçek hünerlerini sergiler ve yarışlarda alacakları neticelerde çatlak seslerin veya kötü niyetli insanların susmasını sağlar.Hepiniz bazı kişilerden duyarsınız filanca ırkın en iyisi bende diye.Adam yanına üç beş tane yardakçıda almak suretiyle senelerce caka satar ve malesef birçok aceminin veya iyi niyetli yetiştircininde kanını emer.Haspelkader eline birkaç tane iyi kuş geçirmiştir bu kuşlar sayesinde USTA diye meydanlarda gezinir.Oysa usta olan kuşçu değil kuştur.Zira adama kuşu tarif et desen edemez veya eksik tarif eder.Birde başkasının elindekini beğenmez.Ama bu insanlara kızmıyorum zira bunları bizler yaratıyoruz ve hak etsekte etmesekte bunun sonuçlarına hepimiz katlanıyoruz.
Konumuza dönmek gerekirse şayet oyun mardini besleseydim 3 ayrı kümes kurmaya çalışırdım.1.kümes havada seyredilmiş ve soyu sopu bilinen kuşlardan oluşan DAMIZLIK kümesi.Zira damızlık güvercinler tabiri caizse kümesin direği olduğu için şayet bu direk yıkılırsa kümes çöker.Bu bakımdan bu kuşları enfeksiyon ve diğer rislerden korumak için ve sağlıklı yaşam koşulları sunabilmek için önü tel salmalardan oluşan bir kümeste tutulmasında yarar görüyorum.Bu kuşlara özellikle eşli ve yavrulu dönemde yavruların daha iyi gelişmesi için % 18 oranında protein içeren damızlık yemi verilmelidir.Ünlerinde grit eksik edilmemeli ve haftalık bakım programında en az bir gün multivitamin ve 2 günde depomin türü bir sıvı mineral verilmelidir.İlaveten yemlerine haftada 2 gün kanatlıların gelişimi için kullanılan yem katkısı (vimoral ve bira mayası) ile güvercinlerin yemlerden alamadığı omega3 vb.gibi doymuş yağları içeren sıvı yağlar (mısır,sarmısak,ay çekirdeği,soya,morino balık karaciğer yağı vb.gibi)
Ayrıca bu yem katkılarıyla birlikte yeme probiyotik (örnek DI-A-ZYM 256) verilmelidir.Senelik bakım programlarında geniş olarak işlediğim bu konuyu sanırım bizim yerli ırklarımız fazlasıyla hakediyor.İçimizden arkadaş ben sadece şunu veriyorum kuşlarım gayet iyi diye geçirebilirsiniz.Ancak iyi olmak yeterlimi neden daha iyi veya mükemmel olmasın.Acaba içimizden kaç arkadaşım tüy kalitesi gerçekten mükemmel olan ve adeta insan ellediğinde İPEğİ tuttuğunun düşüncesine kapıldığı ve elimizden kayıp giden kuşlara sahibiz.Tüy yapısı her ne kadar kuşun soydan gelen kalıtımsal özellikleriylede doğrudan ilşkili olsada,bakımında bu kalitenin ortaya çıkmasında ve gelişmesindeki fonksiyonlarını göz ardı edemeyiz.
2-Yavru kümesi:alınan yavruların en azından oyun sökene kadar tutulması
gereken kümestir.Anne babadan ayrılan yavrular şayet büyük kuşlar içersine atılırsa doğal bağışıklılık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için hem bu kuşlardan enfeksiyon kapma riski olacaktır hemde kart kuşların arasında yem yeme zorluğuna veya dar alana sıkıştırılma sorunu yaşayabilir.Ayrıca bu kümeslerde yeterli sayıda yuvalık veya tünek yoksa kuşlar ciddi anlamda yer sorunu yaşayacağı için kümese ısınma ve kümesi sevme istekleri az olacaktır.
3-Kart kuş kümesi.Bu kümeslere eşe gelmiş kuşlar konulur.Her çift için mutlaka 1 adet yuva olmalıdır.Kuşların bekar tutulduğu kümeslerde yuva yerine tünekte olabilir.Her hayvanda olduğu gibi güvercinlerdede bir yuvaya (bölge) sahip olma ve bu yuvayı savunma iç güdüsü en yüksek seviyededir.Bu bakımdan kendine ait bir bölgesi olmayan bir güvercin bu kümeste mutlu olabilirmi.Bu güvercinin bu kümeste kalması için geçerli nedeni varmı.güvercinlerde diğer canlılar gibi mutlu oldukları yerde kalırlar ve mutlu oldukları yerde dirençli olurlar.Aksi taktirde oluşacak olan stres hastalanmalarına neden olabilir.
Bütün bu anlattıklarım objektif bir gözlem olup oyun kuşu beslemediğim için tespitlerimde bazı yanılgılar olabilir.İçimizdeki bu kuşun uzmanı arkadaşlarım lütfen eksiklerimi mazur görüp düzeltsinler.
Not:Niyazi beyinde yazdığı gibi diğer ırkları besleyen arkadaşlarımızında bakım sistemlerini bizlerle paylaşmasını umuyorum zira bu uygulamalar aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza rehber olacaktır.Unutmamak gerekirki bilgi paylaşıldığı oranda değer arzeder.Aksi taktirde kendine saklanan ve yaşlı bir beyinde kalan bilginin mezarda kimseye faydası olmaz.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Posta güvercinin kışın formda kalması

Mesajgönderen sukruak » 24 Kas 2004 15:24

Herkese selamlar
Merhaba Niyazi bey bence de dedikleriniz doğru size sonuna kadar katılıyorum.Ama bir de şöyle bir şey var:Üoğu kuşçu amatörce kuş besliyo olabilir.Ama bence bunda biraz da profesyönelce kuş besleyenlerin de hatası var.Üünkü diğer bir yazımda da belirttiğim gibi herkes bildiğini kendine saklıyor, yani sadece ben bileyim başkası bilmesin diyo.( İstisnalar hariç tabiki ) Mesela her türlü ırk için besleyenlere yardımcı olabilecek birisi olsa kısmende olsa bazı sorunlar ortadan kalkabileceğini düşünüyorum.Ürnek verecek olursak bu sitede Rahmi Bey yazısında ne güzel belirtmişti: "Sitemize çok az sayıda posta güvercini yetiştiricisi iştirak ettiği için ve genel anlamda ilgi alanının dışında kaldığını düşündüğümden.... "diyerek posta güvercini beslemek için , neler yapılması gerektiğini bilmeye,nelerin gerekli olduğunu bilmeyen kişileri yönlendirmeye çalışarak bilinçsizce yapılabilecek bir çok şeyi engellemeye çalışmaktadır.Hemen şunu da belirtmek isterim ki açıkçası zaten türk toplumunda soru sorma isteği pek de yok zaten
İyi günler dileim.
sukruak
İlgili Üye
 
Mesajlar: 201
Kayıt: 11 Eki 2004 22:36
Konum: Esenler
Irklar: Posta
Doğum Tarihi: 10 Ağu 1986

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 24 Kas 2004 15:41

Merhaba,

Yanlış anlaşılma olmasın diye söylediklerime açıklık getirmek isterim. Amatör ruhla profesyonelce yaklaşımı Rahmi Bozkır'ın şahsında Posta Güvercini Yetiştiricilerinde olduğunu düşünüyorum. Üünkü bu insanlar herhangi bir maddiyat beklemeksizin belkide yılda milyarlarca lira harcayarak maddi ve manevi dayanışma içerisinde çok güzel uygulamalara imza atmışlar ve atıyorlar. Bilinçli ve duyarlı hareket ederek güvercinlerini formda tutmak için, kaliteyi arttırmak için emek harcıyorlar.

Diğer tarafta adam kendini bırakın Türkiye'yi Dünya çapında 1 numara olarak görüyor. Evet elindeki güvercinleri hünerli veya çok kaliteli. Ve bu sayede inanılmaz rakamlarla işin ticaretini yapıyor. Yani kendince profesyonel. Gidiyorsunuz kümesine içerisi pislik içinde ve nefes almakta zorlanıyorsunuz. Yapmış bir baraka tıkmış içine güvercinleri içine ve ortalıkta hava atıyor. Bu tip insanların etrafında yalakaları da mevcut oluyor. Bu sayede keliteli güvercin edinmek düşüncesiyle orda burda hikayeler, efsaneler anlatıyorlar.

Ben Denizli'de gördüklerimden, yaşadıklarımdan yola çıkarak daha garip ve çarpık hikayeler de anlatabilirim. şayet farklı illerde farklı uygulamalar varsa arkadaşlarımız bizlerle paylaşsın da biz de demek ki orada güzel şeyler yaşanmakta diye avutalım kendimizi.

Rahmi Bozkır'ın dediği gibi USTA olan kesinlikle GÜVERCİNLER'dir. Onlardan öğreneceğimiz çok şey var bana göre.

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen postacı » 24 Kas 2004 15:44

Selamlar şükrü bey,öncelikle şunu belirteyimki diğer ırkları bilemiyorum ancak posta güvercini tahılları mevsimsel ihtiyacına göre seçtiğine bende tanık oluyorum.Üzellikle yavrulu dönemde anne babalar iri mısırdan kaçınıyor.Sanırım bu tahılın yavruya zarar verebileceğini düşünüyor.Ayrıca bazı durumlarda özelikle yeme yeni düşmüş yavruların çekirdeğide çok fazla tüketmediğini gözlemledim.Bu bakımdan özellikle damızlık kuşlara her tahılın orta boyunu veya küçüğünü verin.Mesela orta boy mısır gibi.Yarışçı kuşlara ise tam tersine iri adapazarı mısırını verin.Birde kuşlar arpayı çok severek yemezler.Bunun için yemlemeye sevmedikleri tanelerle başlarsanız (arpa veya buğday gibi) sevmedikleri
taneleri önden verip ardından karışık yemi verebilirsiniz.Posta güvercini çok zeki olduğu için ona çok fazla seçenek sunmayın.Yem koydunuz buğdayı yemedilermi ertesi günü yemi bir önceki güne göre yarısı oranında verin.Ben öyle kuşlar gördümki arpayı reddetti ama 2 günlük rejimden sonra arpanın çöpünü dahi yemlikte bırakmadı.şayet kuşa acırsak acınacak hale düşeriz.Kümese girerken bir şampiyonun dediği gibi kalbimizi kapının dışında bırakmak zorundayız.Aç olan mahluk her şeyi yer.Yemiyorsa yeterince aç değil demektir.Bu sporu normal bir güvercin besleme merakından ayıran en önemli unsur uygulanan katı kurallardır.Zira başarı için bu kuralları uygulamak şarttır.Bir kuşçu için çatıda bekleyen bir güvercin sadece zaman kaybıdır ancak bir postacı için çatıda bekleyen güvercin YARIş,ÜDÜL VE PRESTİJ kaybıdır.Zira her postacı bilirki;SADECE ACEMİLER ÜATIDA YARIş KAYBEDER ve bu işin asla MAZERETİ YOKTUR.

Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Posta güvercininin kışın formda kalması

Mesajgönderen sukruak » 24 Kas 2004 16:09

Herkese merhaba
Üncelikle Niyazi bey ben sizin dedikleri anladım.Lütfen yanlış anlamayın ben zaten aynı sizin yaşadığınız o kötü kümes ortamları gibi , benimde daha çok acemi olmama bazı insanların kişilerin acemiliklerinden, tecrübesizliklerinden v.s. yararlandığı , ve bizzat başıma gelen bazı olaylardan dolayı bazı yazılar yazdım bu yazıyı size cevap olarak değilde sırası gelmişken yazayım dedim.
Rahmi bey ben bu çekirdekle ilgili olarak bir postacıdan duymuştum. ve bana demiştiki çekirdeği kışın kuşlara biraz daha bol ver çünkü çekirdek kuşları sıcak ve karınlarını tdok tutarmış.Ama ne kadar doğrudur bilmiyorum.İyi günler dilerim.
sukruak
İlgili Üye
 
Mesajlar: 201
Kayıt: 11 Eki 2004 22:36
Konum: Esenler
Irklar: Posta
Doğum Tarihi: 10 Ağu 1986


Dön Posta Yarışları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir