HÃ?NKARİ CİNSİ GÃ?VERCİNLERİNİN STANDARTLARI NELERDİR

Hünkari ırkı özel bölümü

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

HÃ?NKARİ CİNSİ GÃ?VERCİNLERİNİN STANDARTLARI NELERDİR

Mesajgönderen ferahzade » 18 Ağu 2006 16:13

Hünkari cinsi güvercininin standartları nelerdir? Bu standartlar e- kitapta kullanılacaktır. Tanıtım yazısı için aşağıdaki sistematiği aynen ya da geliştirirerek kulllanabilirsiniz.
Resim
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

Mesajgönderen ferahzade » 18 Ağu 2006 16:35

GÜVERCİN IRKI TANITIM TASLAğI -TÜM IRKLAR İÜİN-

I-TÜM IRKLAR HAKKINDA GİRİş.

A- Tanımı ve tarihçesi:

a-Irk ne zaman nereden gelmiş?
b-Kimler yetiştirmiş?
c-Nasıl yetiştirmiş?
d-Bu kuşun standartları hakkında yapılan spekülasyonlar var mıdır varsa nelerdir?
c- Irk başka ırklarla kırılmış mı?

B- Irkın adı nereden geliyor?

C- Hangi sınıfta değerlendirilen bir ırktır?

D- Irk hangi yörelerde yetiştirilir?

E- Irka başka şehirlerde ne adlar verilir?

F- Varsa özel üretim teknikleri nelerdir?

II-FİZİKİ ÜZELLİKLERİ:

A- Ağırlık ne kadardır?

B- Kafa yapısı nasıldır?

C- Gaga yapısı nasıldır?

D- Göz ve çevresi nasıldır?

E- Boyun ve gerdanı nasıl olmalıdır?

F- Kanat ve kuyruk oranı ne şekilde olmalıdır?

G- Ayaklar, bilekler ve tırnaklar nasıl olmalıdır?

H- Genel görünüm nasıl olmalıdır?

I- Duruş ne şekildedir?

İ- Renk düzeni nedir?

III-PERFORMANS ÜZELLİKLERİ

A- Nasıl uçar?

B- Nasıl uçurulur?

C- Nasıl iner-konar?

D- Yavruya nasıl bakar?

E- Nasıl üretilir?

F- Gelecekte ırkı neler beklemektedir?

IV-SONUÜ
Resim
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

Mesajgönderen ferahzade » 20 Ağu 2006 22:10

Yeni mesaj sayfası açmadan evvel sistematiği kopyalayın sonra mesaj sayfası içine yapıştırın aralarını açın ve dilediğinizi yazın böylece sıra hangi maddedeydi gibi sıkıntı yaşamaz ve worde gerek duymazsınız.Uygun olmayan maddeyi silersiniz gereken madde olursa eklersiniz. İstediğiniz zaman da aynı mesaja girip güncellersiniz.
Resim
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

HÃ?NKARİLERİN TARİHÃ?ESİ VE Ã?ZELLİKLERİ BU MAKALEDE M

Mesajgönderen AV.CEMİL ALTINBİLEK » 08 Oca 2007 16:12

SULTAN GÜVERCİNİ HÜNKARİ


Manisa şehzade Sarayına özgü, “Sultan Güvercini”, “Hünkari” ırkı bir refah ve incelik anlayışının birleşmesi ile, Osmanlı Sultanlarının kendilerine has bir mükemmel ırk geliştirme isteği sonucu, yüzyılların emek ve birikimi ile meydana gelmiştir.

Üç kıtaya yayılmış Osmanlı topraklarındaki farklı ırktaki güvercinler, Manisa Sarayında toplanmış ve burada zengin bir güvercin koleksiyonu oluşturulmuştur. Bu çeşitlilik içinde melezleşme çalışmaları sonucu üretilen “Hünkari” ırkı, kanaryadan küçük gagaları ve her renkteki ebruli-dantelli ve bir tüy veya telekte, en az iki, üç renkli desenleriyle eşsiz güzellikte bir güvercin cinsi olarak günümüze kadar ulaşmıştır.

19. Yüzyıldan itibaren Saray tarafından yabancı misafirlere hediye edilen Hükariler Avrupa’ya yayılmış, oradan Amerika’ya da geçerek bütün dünyada tanınmıştır.

Bu gün ismi, kökenini çağrıştıracak şekilde, göğüslerindeki gül diye adlandırılan kendi içinde dönen , dalgalı, kıvırcık tüyler sebebiyle, “doğu fırfırı” anlamına gelen “Oriental frill” olarak anılan Hünkarilerin, Amerika ve Avrupa’ da dernekleri bulunmaktadır.

1864 yılında ilk defa H. P. Caridia tarafından alınıp, İngiltere’ye götürüldüğü bilinen Hünkariler, 1879 yılında da Amerika’nın önde gelen kentlerinden New York’ta National Columbarian Society tarafından ilk defa sergilenmiştir.

Küçük gagaları sebebiyle kendi yavrularını beslemekte zorlanan Hünkariler süt annesi olan daha büyük gagalı güvercinler tarafından büyütüldüğünden, yetiştirilmeleri zor ve sınırlı olmakta, halis ölçülerde olanlarına daha ender rastlanmaktadır. Hatta damızlık olanlar Avrupa ülkelerinden, bilhassa da Almanya’dan geri getirilmektedirler.

Tamamının ayakları paçalı, başlarının üstü sivri tepeli ve göğsü güllü olan Hünkariler, iki ana renk kompozisyonu içinde toplanırlar.

Birinci gurupta, baş, boyun, göğüs alt ve sırt beyaz, yalnızca kanat üstleri ve kuyruk ebruli-dantelli mavi, gri, kahve, kırmızı, siyah renk desenlidirler. Kuyruk uçlarında padişah mührü anlamına yorumlanan, bir beyaz metal para şeklinde desen mevcuttur. Kuyruk uçlarındaki bu beyaz ebruli işlemeye bu yüzden “mühür” veya “alem” denilir. Bu guruba yurtdışında “satinette” adı verilirken bizde ” kanat-kuyruk işlemeli ” çamkabuğu, mavi , gibi isimlerle anılırlar.

İkinci gurup ise, baş, boyun, göğüs alt ve sırt koyu renkli olup, kanat ve kuyrukları ebruli-dantel desenlidir. Bu guruba da dışarıda “blondinette” denirken bizde “tam çamkabuğu”, “arap ozan” kara çil, mavi ,sarı, kırmızı “sümbüllü” kırmızı çil denilmektedir. Yine kuyruklar ve kanat uçları mühürlü ve alemlidir.

Bu iki ana gurubun dışında , göz altı-alın renkli, kanat üzerleri mavi, beyaz veya kırmızı kuşaklı olanları da vardır. Bunlara da, “turbiteen” adı verilir.

Manisa ve çevresinde halen yaygın olarak bulunan Hünkarilerin tüm orijinal renkleri mevcuttur. Üamkabuğu, sarı, kırmızı, mavi, siyah sümbüllü, kanat uçları ve kuyrukları açık renk oyalı-ebruli süslemeli olup, beyaz üzeri kanat ve kuyrukları aynı renklerle süslü olanları da görebilmek mümkündür.

Bu renk ve desen zenginliğine rağmen, bu gün için yaygın bulunan Hünkarilerin gaga uzunluğu, dünya ölçeğinde orijinal olarak tabir edilen Avrupa ve Amerika’daki çok iyi korunmuş ve hatta gelişimi devam etmiş, emsallerinden yarım santimetre uzunluğunda büyüktür. Bu nedenle hünkarilerin yurtiçinde de, en kısa gagalıları, en makbul olanlardır. Bu sebeple gerek müsabakalarda, gerekse ticari alım-satımlarda önce gaga uzunluğuna bakılır.

Fakat, yurtdışında burunun altında dışarıya bir uzantı vermeyen adeta ”sıfır” uzunlukta bir gaganın, beslenme ve yavru besleme imkanını zorlayan yapısının doğal hayata ve üreme fonksiyonuna aykırı bulunması , bir tartışma ve eleştiri konusu olabilir.

Ama zaten, Manisa’da mevcut hünkarilerin gaga ölçüleri, besleme, üreme fonksiyonlarını karşılamaya yeterli ölçüde ve kırık tabir edilen karışmış örneklerinin dışında, seçilerek beslenen ve el değiştiren Hünkariler gayet küçük gagalıdır.

Bu gaga kısalığındaki birkaç milimetrelik fark sebebi ile, Manisa’da halen mevcut hünkari güvercinlerine Avrupa ve Amerika’daki hemcinslerine nazaran ırkı bozulmuş gözüyle bakamayacağımız gibi, aksine beslenme ve üreme şartları ölçeğinde, daha doğal ve orijinal olarak kabul etmemiz gereği meydandadır. Hele hele Ege bölgesinde, bu kuşlara “kırık” veya “alman” veya “alman kırığı” denmesine asla izin vermemeliyiz. Zaten kırılarak elde edilmiş bu cinsin bütün dünyada menşei Manisa şehzade Sarayı olduğu tartışmasızdır. Bu cinsin adı ise, yurt içinde “Hünkari” , yurtdışında “oriantel frill” dir.

Nitekim, 1910 yılında İngiltere’de yayınlanmış, “Feathered Word Magazin” dergisinin kapağı olan “Oriental Pigeon” (doğu güvercini) adlı çizme resimde tüm Hünkari modelleri gösterilirken , gaga yapıları da; Manisa’daki mevcut örneklerine daha yakın, Avrupa’daki şimdiki örneklerinden biraz daha yapılıdır.

Keza, Amerika’nın en önde gelen Hünkari “Oriental Frill” derneğinin İnternette www.pigeonclubusa.com adı ile ulaşılabilen web sitesinde logo olarak kullanılan temsili resim de yukarıdaki örneğin sonuçlarına ulaşmak mümkündür. Logo daki gaga daha belirgin iken, yarışmalarda dereceye girmiş hünkarilerin fotoğraflarında neredeyse gagalarının bulunmadığı görülmektedir. Bu durum, sergilenen kuşlarının bir miktar özel bir makasla gagalarının kısaltılmasından kaynaklansa da, melezleşme çalışmalarıyla, gaga kısalmasının devam ederek, doğal üreme ve beslenme şartlarını zorladığını göstermektedir.

Bu örneklerden de, zaten melezleme çalışmalarıyla elde edilmiş Hünkari ırkındaki gelişmenin Avrupa ve Amerika’da devam ettiği anlaşılmakta, Manisa ve çevresinde de, bazı özensiz kırılmalarla ırkta bir miktar bozulmalar görüldüğü anlaşılmaktadır.

Ancak, tabiatta kendi başına yaşama ve üreme fonksiyonuna sahip olmayan bir ırkın varlığını sürdürebilmesi imkansızdır. Bu ırk bir evcil ortamda dahi olsa doğal hayata uyum sağlama niteliğine sahip olmalıdır.

Manisa ve çevresindeki Hünkarilerle, yurtdışındaki Hünkariler arasındaki diğer bir fark da, yerli hünkarilerin avuç içi kadar küçük yapıda olmasının karşısında , yurtdışındaki hünkarilerin oldukça iri görünmesidir. Bu durum bir miktar beslenmeyle ilgili olarak açıklanabilse de , bu husus da bir gelişme ve farklılık olarak tespit edilmelidir. Ancak bu durumun da, ırkta bir kırılma olarak kabul edilmesi doğru olmaz, bu farklılıkların beslenme, korunma ve gelişme şartlarına bağlı olarak 150 yıllık süreç içinde meydana çıkması olağan karşılanmalıdır.

Her halükarda bütün dünyada menşei Manisa şehzade Sarayları olduğu kabul edilen , Sultan Güvercini Hünkari kuşlarını, her iki versiyonunu da, en halis ölçüleriyle yetiştirme gayretimizi sürdürmeliyiz. Bunun için Hünkarinin gerek yurtiçi , gerek yurtdışı örneklerini muhafaza etmeli, bu güzide ırkı ihya etme yolunda melezleme çalışmalarına devam etmeli, güzellikleri arttırmanın öncelikli yolu olarak da, her güvercin meraklısının bu güzide ırka yer vermesinin yanı sıra, Bilhassa Manisa ve çevresindeki illerde her park ve bahçede de bir “Hünkari Evi” bulabilmeliyiz.

Böylece, dünyalar güzeli bir kuş çeşidi olan, Sultan Güvercini Hünkarilerimizi, bir marka olarak bütün dünyada tekrar tescil ve ilan edebiliriz.

Üyleyse, sloganımız; asırlar boyu sevip, beslediğimiz memleketimizin ender ırklarından, başta Hünkari olmak üzere “Sultan Güvercinlerine” sahip çıkalım, onları sevip, koruyalım ki, Onlar da bizim gönlümüzü ve kendi gök kubbemizi süslemeye devam etsinler.


Av.Cemil Altınbilek – İstanbul Manisalılar Derneği Başkanı
Kullanıcı avatarı
AV.CEMİL ALTINBİLEK
Gözlemci Üye
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 06 Oca 2007 17:26
Konum: İstanbul

Mesajgönderen ferahzade » 08 Oca 2007 18:19

Tanıtım yazısı için teşekkürler.
Resim
ferahzade
Arşiv Yazarı
 
Mesajlar: 975
Kayıt: 18 Ara 2003 20:42
Konum: KONYA/ BEYŞEHİR
Irklar: ÇORUM ÇIPLAK, MARDİN
Doğum Tarihi: 01 Oca 1968

TAYFUN KÃ?Ã?Ã?KOğLU'NU FORUMA DAVET

Mesajgönderen AV.CEMİL ALTINBİLEK » 10 Oca 2007 23:35

HÜNKARİLERDE KAFA VE GAGA ÜZELLİğİNİN ÜNEMLİ OLDUğUNU BİLİYORUZ. BU KONUDA KISTASLARI KOYMAK ÜZERE SN.TAYFUN KÜÜÜKOğLU'NU FORUMA DAVET EDELİM...
Kullanıcı avatarı
AV.CEMİL ALTINBİLEK
Gözlemci Üye
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 06 Oca 2007 17:26
Konum: İstanbul

Mesajgönderen koral.alter » 11 Oca 2007 13:58

tüm dostlara merhaba,
cemil bey sayın tayfun küçükoğlu'nu foruma davet etme fikri çok yerinde olur yanlız kendisini nasıl davet edeceğiz forum adına bir davet olacaksa karar forum yöneticilerimizin bireysel bir davet olacaksa sizin önderliğinizde yapabiliriz
sevgi ve saygılarımla
Koral ALTER
Resim
Kullanıcı avatarı
koral.alter
Dinamik Üye
 
Mesajlar: 265
Kayıt: 07 Haz 2006 18:09
Konum: İSTANBUL
Irklar: Trakya Yerlisi,Alabadem
Doğum Tarihi: 18 May 1971


Dön Hünkariler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir