Ayaklarda Topallama

Kırıklar, Çıkıklar, Yaralar ve diğerleri

Moderatörler: Forum Admin, Rahmi Bozkır

Ayaklarda Topallama

Mesajgönderen MECHUL » 25 Nis 2004 23:41

Rahmi bey kuşlarımda topallama oluyor. Kış aylarında da bir hastalık kümesimde oldu ve kuşlarımdan bazıları öldü. Ölen kuşlardan bazılarında kanatlarda,ayaklarda tutulma ve sonunda ur ve ölümler oldu. Bazı kuşlarım kanat ve ayaklarında tutulma olmasına rağmen yaşıyor.şu anda da bazı kuşlarımın ayaklarında aksama oluyor. Sitenin arşiv bölümünde yaptığım araştırmada hastalığın salmonella veya e koli belirtileri olduğunu gördüm. E koli bölümünde yazan ilaçlardan atavetrini kullandım. 5 günün sonunda bir kuşumda ayakta aksama olduğunu gördüm. Atavetrini verdiğimde o kuşta rahatsızlık 2-3 güniçinde geçiyor. Ama başka bir kuşta yeniden aynı rahatsizlık görünüyor. Bu rahatsızlığın kesin çözümü için ne yapmalıyım. İlaç kullanmama rağmen hastalık tekrarlıyor. Kümesin zemini beton zemini temizlemek için asit yerine tuz ruhu kullansam olurmu.Ayrıca kümesteki kafesleri de ilaçlama yapmalı nasıl yapmalı ve kuşlarımdan bazıları yumurtlamıyor. Bu hastalıktan kaynaklanıyor olabilirmi. Acele cevap verirseniz sevinirim.
MECHUL
 

Mesajgönderen postacı » 26 Nis 2004 15:14

Selamlar,
Sizinde belirttiğiniz gibi kuşlarınızda salmonella problemi olabilir. Salmonella çok ciddi bir hastalık olduğu için hasta güvercinler tedavi sonucu iyileşse dahi birçoğu taşıyıcı olarak kalacağından kümesiniz için potansyel olarak tehlike teşkil etmeye devam edecektir. Bu kuşlar vucutlarında taşıdıkları mikrobu yeni yetişen kuşaklara ve diğer kuşlara da geçireceği için bu tarz taşıyıcı kuşların var olduğu kümeslerde uzun süre sağlıklı kalabilen bir koloninin (sürü) oluşması imkansızdır. Bu bakımdan güvercin üzerine son derece uzman olan alman chevita firmasının salmonella ile ilgili olarak önerdiği tedavi süreci yaklaşık 1 ayı kapsar ve bu tedavi sırasında son derece ciddi ve günlük olarak yapılan kümes temizliği ve dezenfektasyonu hastalığın yayılmasının önlenmesi açısından ve tedavinin başarılı olması açısından çok gerekli olduğu belirtilmektedir. Ayrıca hastalık ortaya çıktığında hastalığın belirgin olarak seyrettiği kuşların tedavi edilmeden derhal kesilmesi önerilmektedir. Zira bu kuşlar tedaviden sonra iyileşse dahi taşıyıcı olacağından kesinlikle kümes için tehlike arzetmektedir.
UNUTMAMAK GEREKİR Kİ SAĞLIKLI DAMIZLIKLAR SAĞLIKLI NESİLLER VERİR.
Bütün bu yazdıklarımdan sonra size kuşlarınızı 14 gün süreyle %10 baytril ile 1 lt suya 1 ml oranında olmak suretiyle tedavi etmenizi öneririm. % 10 baytril normalde kanatlıya kullanılmaz büyük ve küçük baş hayvanlar içindir. Ancak kanadalı ünlü güvercin veterineri ve posta güvercini yarışçısı olan Dr gordon chalmers güvercinlerde %10 baytrilin daha olumlu neticeler verdiğini yazdığı birçok makalede belirtmektedir. Kümesinizi günlük olarak temizleyip haftada 1-2 kez kümesi (kümesteki herşeyi: yemlik, suluk, yuvalık vb. gibi) öncelikle pürmüz ile yakıp daha sonra dezen vb. gibi ciddi bir dezenfektasyonla dezenfekte etmenizi öneririm. Bir hayli zahmetli bir iş olduğunu biliyorum. Ancak ciddi hastalıklar ciddi tedaviler ister. Bütün bunları yaptıktan sonra kuşlarınız iyileşebilir ancak kümesteki kuşları tamamen salmonelladan arındırmış olamayabilirsiniz. Bence tedbir açısından bu tedavinin 5.gününde kuşlarınıza salmonella aşısının vurulmasında fayda var. Ancak salmonella aşısı ülkemizde üretilmediği için yurt dışından getirtmeniz gerekir veya istanbulda aşı getiren bazı kişilerle temasa geçmeniz gerekir. Karamsar bir tablo çizdiğimi biliyorum ancak ben sizin yerinizde olsam bu kuşlarla hiç uğraşmazdım. İnsani açıdan ters gelebilir ancak mantalite olarak doğru bir yaklaşım olduğundan emin olabilirsiniz. Daha sonra sağlıklı kuşlardan oluşan damızlık oluşturup bu kuşlara iyi bakarak (aşıları vs.yapılarak) bunların yavrularını almak suretiyle yoluma devam ederdim. Ayrıca hastalığa neden olan faktörleri gözden geçirip mutlaka ortadan kaldırmalısınız. Örnek yetersiz havalandırma, aşırı kalabalık, kümese devamlı olarak yabancı kuş girip çıkması, dengesiz beslenme vb. gibi.
Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen CEMAL ARIKAN » 29 Nis 2004 10:14

rahmi bey;
acımasız bir tavsiyede bulunuyorsunuz.tüm zorluklara katlanarak şahini atlatmış,boranı,dağları aşmış , bu zorluklar içerisinde yuvanıza ulaşmış derceye girmiş ve size mutluluğu tattırmış güvercininiz,taşıma esnasında , uçuşta salmonella veya başka virüsü kapmış olsa kesermisiniz?yoksa iyileştirmek için tüm şartları zorlarmısınız?
selamlar,saygılar.
Kullanıcı avatarı
CEMAL ARIKAN
Mega Üye
 
Mesajlar: 714
Kayıt: 10 Kas 2003 15:19
Konum: TRABZON
Irklar: Takla
Doğum Tarihi: 29 Ağu 1970

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 29 Nis 2004 13:39

Merhaba,

Bazen yaşam bizleri bir yol ayrımına getirir ve duygularımızla mantığımız arasında denge kuramayız. Üncelikle güvercin yetiştiricisi kendini böyle bir duruma düşürmemek için gerekli mücadeleyi vermelidir bana göre. Yani bulaşıcı hastalıklara karşı aşı uygulaması, kümes dezenfeksiyonu, zararlılarla mücadele, temiz su ve yem, periyodik bakım, havalandırma, sağlıklı damızlık seçimi gibi bir çok konuya özen göstermek bu türlü durumların yaşanmaması için gereklidir. Diyelim ki bunlar tamam ve güvercinleriniz içinde en güzeli bulaşıcı bir hastalığa yakalandı. Gerekli tedaviyi uygulasanız da taşıyıcı olma durumu söz konusu. Yani diğer sağlıklı olan güvercinlere ve yavrulara bu hastalığı bulaştıracağını biliyorsunuz. Sonuçta aynı suluktan su içecekler, dışkıları aynı ortamda bulunacak ve birbirleriyle bir şekilde temas halinde olacaklar. İşte bu noktada düşünmeliyiz. Kim ister ki büyük emeklerle yetiştirdiği güvercinlerinin birer birer eriyip gittiğini. Biliyorsunuz ki içlerinden bir veya birkaç tanesi böyle bir duruma neden olacak. şahsen yüreğim elvermese de ben de diğerlerini koruma adına hastalıklı ve taşıyıcı olan güvercinimi kesip toprağa gömerdim. Bakın burada olaya sadece mantık açısından yaklaşmak durumundayız. İnsani açıdan yapılan uygulama, bir canlının öldürülmesidir. Ancak koşullar yani bizim oluşturduğumuz koşullar bizi bu noktaya getirmiştir ve başka seçenek yoktur. Bu anlamda nasıl ki kangren olmuş kol ya da bacak diğer organların korunması ve yaşamın sürmesi adına kesiliyorsa burada da durum aynı. Bu anlamda Rahmi Bozkır tarafından yapılan önerinin acımasızlık olarak değerlendirilmesi düşüncesine katılmıyorum. Kaldı ki bu öneri tüm yollar denendikten sonra yapılacak bir şey kalmadıysa ve diğerlerini koruma adına geçerli.

Acımasızlık bence başka bir şey. Türkiye genelinde kümes ortamlarının incelenmesi durumunda neyin acımasızlık olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bırakın dezenfeksiyonu kümeslerin % 95'inde d yok. Havalandırmanın h'si yok. Aşı hiç yok. Hal böyle olunca güvercinler Allah'a emanet bir şekilde her an telef olabilirler. Ayrıca acımasızlık hasta veya kısır olduğunu bile bile bir güvercini pazarda başkasına satmaktadır. Bunun için yalan söylemektedir. Rakip olduğu birinin güvercinini indirip tüfekle öldürmektedir.

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen serkan » 29 Nis 2004 14:39

Selamlar

Ben şahsen hastalanan kuşumu ne olursa olsun kesemem.Onun yerine kümesten alarak tanımadığı bir çevrede serbest bırakırım.Artık bir yerde eceliyle ölsün diye.Tabiki herkesin düşüncesine de saygılıyım.

Saygılar
Serkan YILDIRIM
Kullanıcı avatarı
serkan
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 14
Kayıt: 12 Oca 2004 13:22
Konum: istanbul

Mesajgönderen postacı » 29 Nis 2004 14:41

Selamlar Cemal bey,
Dikkat edecek olursanız bir önceki yazımda tedavi ile ilgili şeçenekleride yazdıktan sonra profesyonel anlamda uzmanların bu konudaki düşüncelerini de dile getirdim. Bunları yazmaktaki amacım olaya dar bir çerçeveden değil de daha geniş kapsamlı bakabilmek dolayısıyla olayın boyutlarını daha iyi irdeleyebilmek içindir. Biz yetiştirciler şayet hastalıkların kümeslerimizde ne derece büyük felaketlere yol açabileceğinin bilincinde olursak kuşlarımızı hasta etmemek için gerekli önlemleri almanın değerini daha iyi kavrayabiliriz. Bu nedenle yazımdaki sadece bir öneriye takılıp kalınırsa hiçbir zaman yazının tamamında verilmek istenen mesajlar tam olarak anlaşılmamış olur.

Bana sorduğunuz soruya gelince her türlü şartlarda kümesine dönmüş ve hastalanmış olan bir güvercini tabiki kesmem onu diğerlerinden ayırarak tedavi ederim ve tam olarak sağlığına kavuştuğunu düşünürsem diğer kuşlarımın arasına alırım. Ancak bir tane kuşun kurtarılması adına bütün kümesimi asla riske atmam. Zira benim için kümesimde değerli veya değersiz diye bir ayrım yapmak söz konusunu değildir. Benim için kümesimdeki bütün kuşlarım can taşıdığı için çok değerlidir. Ancak hastalanan güvercin tedaviye rağmen iyileşmezse son çare olarak diğer kuşlarımın selameti için mecburen keserim. Bu güvercin tedavi sonucu iyileşse dahi ondan damızlık olarak faydalanmayı düşünmem. Şu anda kümesimde bulunan 1995 doğumlu bir erkek güvercin 1996 senesinde İstanbul genelinde Ankara yarışında 2.olup kümesime ilk kupasını kazandırdığında ona oturduğum semtin ve derneğimizin ismi olan FATİH isimini verdim. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet'i bir Türk büyüğü olarak çok sevdiğim için bu ismi kuşuma vermek istedim. Bu erkek ertesi sene salmonella oldu. Hemen konuyu araştırdım ve 1997 senesi de dahil olmak üzere 2003 senesine kadar her sene kümesteki bütün kuşlarıma salmonella aşısı yapmaya başladım. Zira bu kuşun hastalanması beni çok etkiledi ve bakımda hata yaptığım için kendimi şuçladım. Zira evdeki güvercinlerimiz tamamen bizim insiyatifimize kalmıştır. Şayet onlara layıkıyla bakarsak kesinlikle hastalıklardan koruruz. Bu erkekten farklı dönemlerde 6 adet yavru aldım ve çok iyi bir soydan gelmektedir. Ancak hiçbir yavrusu yarışlarda başarılı olamadı. Benim düşüncem geçirdiği salmonella dolayısıyla damızlıkta başarılı olamadı. Kuş şu anda yaşıyor eşide var ancak kesinlikle yavru almıyorum. Kümesimde ilk kupayı alan kuş olarak kuş beslediğim süre zarfında ona bakacağım. Damızlık kümesim ayrı yerde olduğu için bu tarz bir güvercin damızlık kuşlarım açısından risk oluşturmuyor. Yarışçılar ise aşılı olduğundan doğrusu bu durumu fazla önemsemiyorum.

1995 senesinden bu güne kadar kümesimde hastalıktan dolayı ölen kuş hiç olmadı sadece farklı senelerde 3 adet kuş aşı yaptıktan 1 gün sonra öldü. Bu durumuda Allahın taktiri olarak görüyorum. Zira ölen 3 kuşumda dış görünüş itibariyle son derece sağlıklıydı. Sanırım enjektör ters bir yere geldi. Bizler posta güvercini beslediğimiz için yarışlar çok sağlıklı olmayan kuşların seleksiyonu açısından çok önemlidir. Sağlıklı ve akıllı olanlar eve dönerken yeterince sağlıklı olmayanlar veya akıllı olmayanlar yolda kalır. Bu da kümeste son derece sağlıklı ve akıllı kuşların kalması için doğal bir seleksiyondur. Ayrıca bundan önce yavru iken kaçıp yaklaşık 15 gün sonra eve dönen bir güvercinimi derhal ayrı bir bölümde bakıma alarak tam anlamıyla sağlığına kavuşturduktan sonra yanına kümes uçumunda ayağını kırıp, bağlamak suretiyle iyileştirdiğim bir erkek ve atmacanın vurupta 16 dikiş atarak iyileştirdiğim bir başka kuşuda sepete koyarak hiç düşünmeden sadece kümese risk oluşturmasın diye Erdekten saldım. Şayet eve dönselerdi daha uzak bir noktaya gönderirdim. Bütün bunları bu kuşları kesmemek için ve kümesimdeki diğer kuşlarımın geleceği için yaptım. Doğru veya yanlış bu benim tercihim. Sizde kendi tercihinizi kendiniz yapacaksınız.

Son olarak şunu belirteyim ACIMASIZLIK HASTA OLAN KUŞU TEDAVİ EDİP ŞAYET İYİLEŞMİYORSA SON ÇARE OLARAK KESMEKMİDİR YOKSA UYGUN OLMAYAN VE KÖTÜ KOŞULLARDA KUŞLARA BAKIP HASTALANMASINA NEDEN OLMAKMIDIR ?
Bu sorunun cevabını herkez kendi hür iradesiyle kendi vicdanında verecektir.
Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen Niyazi Ertürk » 03 May 2004 14:05

Merhaba,

Yazdıklarımın yanlış algılanabileceği düşüncesiyle açmak isterim. Öncelikle ve kesinlikle "herhangi bir güvercininiz hastalandığında kesmek gerekir" gibi bir ifade kullanmadığımı hatırlatmak isterim. Geçmişte bir arkadaş kümesinde büzüşen ve gelişememiş ve henüz yeme düşmüş bir yavru azmanını bana vermişti. Güvercinin durumu gerçekten kötüydü ve yem yiyemiyordu. Ben bu arkadaşı elimle ılık suda yumuşattığım mısırla besledim. 15 gün sonra bu arkadaş adeta dirildi. Sanırım önceki kümesindeki rutubetten ve kalabalıktan bu güvercin zayıf kalmıştı. Neyse bir süre sonra erkek oldu ve öyle kanat kırardı ki çat çat çat diye neşeme neşe katardı. Bizim de elimizden hasta veya yaralı bir çok güvercin geçti ve elimizden geldiğince tedavi etmeye çalıştık ve bunu yapmayı da ibadet saydık. Çünkü inancımız o ki bir canlıyı yaşama döndürmek sevaptır. Bazı arkadaşlarımız dezenfektanın d'sini bilmediği için kümesi pislik içindeydi ve biz yine o güvercinleri yaşatma adına işi gücü bırakıp o ortamı uygun hale getirmek için uğraştık. Ve bunu yaparken herhangi bir maddi karşılık beklemedik. Şahinin çarpıp alamadığı ve kursağını parçaladığı Döneğimizi ölüme terketmeyip gerekeni yaptık ve yaşama döndürdük. Tıpkı atalarımızın göçmen kuşların hasta ve zayıf olanlarını tedavi ve bakım için oluşturduğu vakıflar misali onlara gönlümüzü açtık ve ölünceye kadar da açmaya devam edeceğiz. Bunun gibi ilginç olayları anlatmak ve örnekleri çoğaltmak mümkün. Demem o ki bırakın hasta bir güvercini yerdeki karıncanın bile yaşaması ve yaşatılmasıdır dileğimiz.

Burada öncelikle Serkan arkadaşımıza cevap vermek isterim. Hastalanan güvercininizi şayet tedavi etmek mümkünse ve diğer güvercinlerinizi hastalandırmayacaksa neden keseceksiniz ki. Anlatılmaya çalışılan şey zaten bu değil. Ben kendi adıma hiç kimseye herhangi bir tavsiye verme durumunda değilim ve olama da. Zira akıllı insanların tavsiyeye ihtiyacı olmadığı gibi aptallarında vereceğiniz tavsiyeye uyması söz konusu değildir. Onun için herkes kendi bildiği yolda yürümelidir. Yaşam eğer hatalı seçim yaptıysanız size bedelini ödetecektir ve en güzel tavsiye de bu olacaktır. Ben sadece kendi düşüncemi ortaya koyuyorum o kadar. Geçen sonbaharda bir arkadaşın gözü gibi baktığı ve büyük emeklerle büyüttüğü Dönek yavrularının 45 tanesi sallabaş oldu ve kısa sürede kümesteki güvercinlerin tamamı hastalandı. Geçenlerde gittiğimde maalesef sadece geçen yılın yavrularından 1 tanesi yaşıyordu. İşte bu gibi durumların yaşanması istenmiyorsa diğer güvercinlerinizi de öldürecek bir bulaşıcı hastalık durumunda hastalıklı olanı kesmek gerekebilir. Bu arada şunu da belirteyim bugüne kadar güvercin kesmek zorunda kalmadım. Düşünüyorum da bunun nedeni sadece kümes ortamının kuru ve temiz olmasıdır. Hem güvercinleri sağlıksız ortamda tutacaksınız hem de hastalandığında vicdanınız sızlayacak. Ne ekerseniz onu biçersiniz diye bir laf var. Ben kimseye güvercinin hastalandığında kes diyemem herkesin aklı var ve işletsin. Diğer güvercinlerini hastalandıracakmış hastalandırmayacakmış kendisinin sorunu. Ayrıca sizin yerinizde olsaydım hastalanan güvercini gözlem altına alır ve ölünceye kadar tedavi etmeye uğraşır ve ölürse bir veterinere götürüp incelettirirdim. Bu durumu da kayıt altına alırdım. Nedenlerini önlemlerini sorgular ve bir daha aynı olay başıma geldiğinde hazırlıklı olurdum. Benim sorumluluğumdaki bir güvercinimi asla açlık ve susuzluğa bırakmazdım. Tabii bu seçim de sizin ve diyecek bir şeyim yok.

Bir kere güvercinlere acımasızca davranan kişilerin olduğu da bir gerçektir. Bu türlü olaylara giren kişiler vardır ve benim yetiştirici olarak kabul etmediğim şahıslardır. Size daha ilginç olan bir durumu anlatmak isterim. Adam sırf fesatlığından başka bir kümesteki güvercinlere zehirli yem verip tümünü öldürüyor. Evet böyle insanlar da var günümüzde ama bu kişilerin bu camiada yeri yok ki. şunu da eklemek isterim ki ben boğadan yanayım. Ayrıca hayvan hakları evrensel bildirgesi de sadece bir belgedir. Şayet oradaki kurallar uygulanmak isteniyorsa öncelikle bu anlamda örnek çalışmalar yapılarak toplum bilincinin yükseltilmesi gerekir. Fakat ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle insanlar güvercinleri ve diğer hayvanları düşünecek durumda değiller. Ayrıca hayvan haklarını savunan kişiler bu işi şov amaçlı kullanmakta ve olayları egzajere ederek toplumun antipatisini toplamaktadırlar. Hal böyle olunca insanlar duyarsız kalıyorlar. Öncelikle ne yaptığımız hakkında düşünmeli ve yaptığımızın ne sonuçlara götürebileceğinin farkında olmalıyız. Mesela güvercin mi yetiştiriyoruz. Öncelikle uygun bir kümes ortamı oluşturmalıyız. Kaliteli damızlık seçimi yapmalı ve hastalıklara karşı gerekli mücadeleyi göstermeliyiz. İşte bu noktada herşeye rağmen bir güvercinimiz BULAŞICI bir hastalığa yakalandığında tercih yapmalıyız. Ben hasta güvercini veya güvercinleri kıra götürüp 30 metre mesafeye koyup tüfekle ateş edilsin demiyorum. şayet BULAŞICI hastalığa yakalanmış güvercin diğer güvercinlerin de ÖLÜMÜNE neden olacaksa kesmek gerekir diyorum. 100 güvercini kurtarmak adına yapılacak başka bir yol yoksa böyle bir uygulama yapılabilir. Yoksa tedavi etmek mümkünse eldeki bütün imkanlarla seferber olmalıdır. Kümes dezenfeksiyonu için bütün güvercinlerin de dışarıya çıkarılması zorunludur.

Saygılar
Niyazi Ertürk
Niyazi Ertürk
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 1550
Kayıt: 26 Eki 2003 18:50
Irklar: -
Doğum Tarihi: 08 Haz 1965

Mesajgönderen serkan » 03 May 2004 16:19

Selamlar

Daha önce de söylediğim gibi ben herkesin düşüncesine saygılıyım.Ancak yinede Hastalıklı bile olsa kuşu kesme taraftarı değilim.Yanlış anlamayın sizin düşüncenizden dolayı kınamıyorum ve dediklerinizede aynen katılıyorum.Herşeyden önce kümeslerde iyi şartlar sağlamalı ve kuşlarımızın bakımlarını iyi yapmalıyız ki bu tür hastalıklara geçit vermeyelim.

Saygılar
Serkan YILDIRIM
Kullanıcı avatarı
serkan
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 14
Kayıt: 12 Oca 2004 13:22
Konum: istanbul

Mesajgönderen postacı » 04 May 2004 9:47

Selamlar ,
Matadorun boğaya bıçak saplaması ve bunun sonucundada hayvanın acı çekerek ve bağıra bağıra ölmesi,horoz ve köpek dövüşleri gibi ortamlarda sadece kişisel egomuzu tatmin için hayvanlara eziyet etmemiz kabul edilemez hadiselerdir.Geçmişte roma döneminde bu gün hayvanlar üzerinde oynanan seneryalor o dönemde arenalarda insanlar üzerinde denenmiştir.Bütün bu elzem durumları akıl ve vicdan sahibi bir insanın kabul etmesi mümkün değildir.Ancak gerek insan sağlığını gerekse diğer canlı hayvan popülasyonunu tehdit eden Avian Influenza ( tavuk vebası veya kuş giribi) gibi şu anda mevcut biliminde çaresini bulamadığı ve önleyici anlamda hayvanlara vurulabilecek aşısının henüz geliştirilemediği bir dünyada bu hastalığın taşıyıcısı pozisyonunda olan milyonlarca tavuk başka seçenek olmadığı için mecburiyetten tecrit edilerek yok edilmektedir.Zira bu virüsü taşıyan tavuklar gerek etlerini yiyen insanların sağlığı açısından gerekse o bölgedeki diğer canlılar açısından son derece ölümcül bir tehlike arzetmektedir..Bir an için bunu yapan insanların hayvan sevgisinden mahrum olduğunu düşünelim.Bu insanlar hayvan sevgisinden mahrum olsalar dahi bahsi geçen bu hayvanların son derece yüksek maddi değeri olduğundan sanırım hiç kimse parasının canlı canlı yanmasını onaylamaz.Böyle bir hadise basit bir tavuk sevgisi vs.gibi populüst yaklaşımlarla izah edilemez.Arkadaşlar bizler hayvan sevgisi ve dolayısıyla insan sevgisi ile yola çıktık.Burada amacımız hepimizin görüşlerimizi medenice tartışıp belirtilen görüşler doğrultusunda kendi kararımızı geliştirmektir.Bütün bunları yaparkende sapla samanı birbirinden ayırıp verilmek istenen mesajları net algılamak gerekir.Daha öncede söylediğim gibi bizlerin amacı öldürmek olamaz olsa olsa yaşatmak olabilir.

Saygılar

Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen kaan2003 » 20 May 2004 11:41

Merhaba Rahmi Bey ,
Benim de bir kuşum topallamaya başladı, bu kuşu kümesime yeni gettirdim.yukarıda yazışmalarda hastalığın tarifine baktıgımda kuşta topallamanın dşında bir belirtiye rastlamadım.ayaklarının eklem yerine baktım ikiside aynı görünmekte, kanat vucunda herhangi bir belirtiye rastlamadım ve oldukca sağlıklı,yemde yiyor.yaklaşık bir haftadır bende diğer dişi kuşlara da ötüyor , öyle bir köşede durmuyor.
kuşlarımın sularuna da elma sirkesi ile sarımsak koyuyorum.
Sizce ne yapmam gerekiyor.yuvadan uzaklaştırsam mı.yada hangi tedaviyi uygulayayım.Yardımlarınızı bekliyorum.. Teşekkürler.
İyi günler....

Mustafa Dinç.
kaan2003
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 44
Kayıt: 12 May 2004 10:09
Konum: istanbul - kartal

Mesajgönderen postacı » 20 May 2004 12:58

Selamlar Mustafa Bey,
Kümese yeni getirilen bir kuşu dış görünüşü itibariyle sağlıklı dahi olsa diğer kuşlarınızın arasına hemen bırakmanız birçok riskide beraberinde getirebilir.Zira her kümeste dolaşan mevcut mikroplar vardır.Sizin kümesinizdeki mikroba karşı sizin kuşlarınız yeterince bağışıklık kazandığı için bu mikroptan etkilenmez ancak dışarıdan getirilen kuş bu mikroba karşı yeterince bağışıklık kazanmadığı için çok çabuk etkilenebilir.Tam tersi dışarından gelen kuşun bulunduğu kümesten getireceği mikroba sizin kuşlarınız yeterince bağışık olmadığı için bu seferde sizin kuşlarınız için potansyel tehlike oluşturabilir.Bütün bu olumsuzlukları önlemek için kümese getirilen yeni kuşu veya kuşları mutlaka 3-4 hafta süreyle KARANTİNA altında tutulmalıdır.Tgyb sitesinin ana sayfasında bu konu anlatılmaktadır.Size nacizane tavsiyem yeni kuşu diğerlerinden ayırıp karantina uygulamasına sokun.Bu sürecin sununda şayet kuşta herhangi bir olumsuzluk görmezseniz diğer kuşların yanına alın.
Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen serkan » 31 May 2004 17:05

Selamlar;

Rahmi Bey yukarıda % 10 Baytril için 1 lt.suya 1 ml. ölçüsünü vermişsiniz.
% 5 baytrille tedavide dozaj 0,5 ml mi yoksa 2 ml.olmalı 1 lt su için

Saygılar
Serkan YILDIRIM
Kullanıcı avatarı
serkan
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 14
Kayıt: 12 Oca 2004 13:22
Konum: istanbul

Mesajgönderen postacı » 01 Haz 2004 9:17

Selamlar serkan bey,
% 5 baytril, %10 luk baytrile göre aktif hammadde bakımından daha düşük doz içerdiği için 1 lt suya 2ml verilmesinde fayda vardır.İlacın prespektüsüne bakarsanız verlen doz benim önerdiğime uymayabilir.Ancak daha öncede belirttiğim gibi bu doz uzman bir veterinerin tavsiyesidir.
Saygılar
Rahmi Bozkır
Kullanıcı avatarı
postacı
Destek Ekibi Üyesi
 
Mesajlar: 811
Kayıt: 04 Kas 2003 17:32
Konum: İstanbul
Irklar: Posta Güvercini
Doğum Tarihi: 29 May 1960

Mesajgönderen serkan » 01 Haz 2004 10:49

Rahmi Bey çok teşekkür ederim.

Saygılar
Serkan YILDIRIM
Kullanıcı avatarı
serkan
Katılımcı Üye
 
Mesajlar: 14
Kayıt: 12 Oca 2004 13:22
Konum: istanbul


Dön Mekanik Yaralanmalar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron